Güncel

“2 Eylül, barınma için bedel ödeme tarihidir”

Kartal: 2 Eylül 1977’de bir direniş örüldü 1 Mayıs Mahallesi sokaklarında. Gecekondularına sahip çıkan halk ve dvrimciler, üzerlerine yağan kurşunlara karşı bir direniş barikatı ördüler. Kadın, erkek, genç, yaşlı, işçi, öğrenci… Barikatın ardında direniş büyüyordu.

Aynı yılın 1 Mayıs’ında onlarca kişiyi katleden ve Taksim’i kan gölüne çeviren devlet, 77 2 Eylül’ünde bu kez 12 kişiyi katlediyordu. Bir takvim yaprağı direniş ve katliamın rengine bürünüyordu.

 

“2 Eylül direniş tarihidir”

Yaşanan bu direniş ve katliam, ne devrimciler ne de halk tarafından unutulmadı.

Bu direniş ve katliamı anmak, 1 Mayıs Mahallesi’nin devrimci geçmişini ve devletin muhalif semtlere dönük saldırgan politikalarına karşı örgütlü mücadeleyi diri tutmak için son yıllarda “2 Eylül Kuruluş Festivali” düzenleniyor.

Bu festival kapsamında bugün (2 Eylül), biraraya gelen yüzlerce kişi “2 Eylül direniş tarihidir. 2 Eylül barınma hakkı için bedel ödeme tarihidir” dedi.

2 Eylül Kuruluş Festivali Platformu” adı altında Cennet Düğün Salonu önünde biraraya gelen HDK Ataşehir, Partizan, DHF, KÖZ, TKP, Mayıs’ta Yaşam Kooperatifi, Anadolu Yakası Dersimliler Derneği, Site ve Esenevler Mahallesi Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, 2 Eylül Kültür ve Dayanışma Derneği, 1 Mayıs Mahallesi Yıkımlara Karşı Mücadele Platformu, buradan Son Durak’a yürüdü.

Yol boyunca “Yaşasın 2 Eylül direnişimiz”, “2 Eylül şehitleri ölümsüzdür”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür”, “Biji biratiya gelan”, “Kentsel dönüşüme hayır”, “Yıkımlara karşı tek yumruk, tek barikat” sloganları atılan eylemde, Son Durak’a  gelindiğinde ilk olarak saygı duruşunda bulunuldu.

 

“Kentsel dönüşüm”e karşı örgütlenme çağrısı

Saygı duruşunun ardından kitle adına basın açıklamasını 2 Eylül 1977’de şehit düşen Hüseyin Aslan’ın oğlu Metin Aslan okudu.

AKP’nin yıkım politikalarıyla halka yoksulluk ve göç dayatıldığına dikkat çekerek, “Aradan 35 yıl geçti fakat sömürenler amaçlarından vazgeçmediler. Sadece yöntem ve dillerini değiştirdiler. Bu sefer de ‘kentsel dönüşüm’ adı altında ‘rantsal bölüşüm’ planlarıyla karşımıza çıkıyorlar. ‘Güzel evler, daha iyi bir yaşam’ diyorlar. Evet, vaatleri var ama bizlere değil; müteahhitlerine, yandaşlarına, kendilerine vaatleri. Bizlerin payına düşecek olan ise talan, yıkım ve sürgünden başkası değil” diyen Aslan, “Yıkımlara, ‘kentsel dönüşüm’ politikalarını boşa çıkartalım, daha güçlü bir şekilde örgütlenelim” çağrısı yaptı.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu