Güncel

2 TEMMUZ ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!

2 TEMMUZ ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!

ZAMANAŞIMINI TANIMIYORUZ, HESAP SORACAĞIZ!

Aleviler 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta devlet destekli gerici güçlerin katliamına maruz kaldılar. Devletin Osmanlı’dan devraldığı katliamcı gelenek Maraş’tan Çorum’a ve oradan da 33 aydın, demokrat ve sanatçının diri diri yakıldığı Sivas’a uzandı. Çok değil iki yıl sonra bu kez Gazi Mahallesi’nde bir katliam tertiplendi ve şimdi de Alevilerin evleri işaretlenerek yeni katliamlara zemin hazırlanıyor.

Sivas katliamının ardından 19 yıl geçti. Devlet Sivas katliam davasında sanık olarak yargılananları korudu, kolladı. Birçoğuna hiç dokunulmadı; Sivas’ta, yurtdışında “normal” hayatlarını sürdürdükleri, işyeri açtıkları ortaya çıktı. Tutuklu yargılananlar ise zamanaşımı kararı ile ödüllendirildiler. Sivas katliamında jandarması, valisi, polis ve milletvekilleriyle devletin rolünü biliyoruz. Fakat zamanaşımı kararı ile bu bir kez daha kanıtlandı. Sivas katliamının failleri ve bu faillerin avukatları AKP’de ve devlette önemli mevkilere getirildiler; milletvekili ve bakan oldular. Ve sonunda Başbakan Erdoğan Alevilere ve bütün halka hakaret edercesine zamanaşımı kararı için “milletimize hayırlı olsun” dedi.

AKP hükümeti döneminde Alevilere yönelik ayrımcı politikalar daha da arttı. “Alevi Açılımı” adı altında Aleviler aldatılmaya, devlete yedeklenmeye çalışıldılar. Asimilasyon politikaları ise hiç hız kesmedi. Okullarda verilen din dersleriyle, desteklenen gerici cemaatler imam hatiplerin sayıları artırılarak ve tüm eğitim sistemi buna uygun düzenlenerek devletin ayrımcı politikaları devam etti. Bu süreçte Aleviler kamudan ve tüm alanlardan daha da dışlandılar.

Diyanet eliyle halkın dini inançlarına müdahaleler daha da yoğunlaşırken bir yandan da Cem Vakfı gibi kuruluşlar ve düzen partileri eliyle Aleviler devlete bağlanmaya çalışıldılar.

Bu politikalara karşı Alevilerin demokratik taleplerini savunanlar saldırılara maruz kaldılar, soruşturmaya uğradılar, tutuklandılar. Devlet katliamın yıldönümünde Sivas’ta yapılan anmalara saldırmakla kalmadı; Antep’te, Antakya’da evleri işaretlenen Alevileri “kışkırtacakları” gerekçesiyle Partizan okurları tutuklandı.

Suriye’ye yönelik işgal planlarında dahi Beşar Esad’ın Nusayri-Alevi olduğu gerekçesiyle Türkiye’deki Sünni halk işgale taraftar yapılmaya çalışıldı.

Devletin ve bugün iktidarda bulunan AKP hükümetinin Alevilere ve tüm halka yönelik saldırıları sürüyor ve biz direnmedikçe saldırıların boyutu daha da artacak. İşte dün Roboski’de katledilen 34 köylü, Urfa Hapishanesi’nde diri diri yanan 13 tutuklu bu katliamların son halkası oldu.

Tüm bu saldırılara ve asimilasyon politikalarına karşı Alevilerin, sömürülen ve ezilen tüm kesimlerin birleşmekten, örgütlenmekten başka bir seçenekleri bulunmuyor. Sivas katliamının 19. yıldönümünde demokratik taleplerimizi daha güçlü haykırmak, Sivas katliamını lanetlemek ve hesap sormak için Sivas anmalarına kitlesel katılarak Partizan saflarında yerlerimizi alalım!

Sivas’ı Unutmadık, Unutturmayacağız!

Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın!

Diyanet İşleri Başkanlığı Lağvedilsin!

Cemevleri İbadethane Kabul Edilsin!

PARTİZAN

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu