Dünya

Almanya Demokratik Güçbirliği Platformu Tanıtım Paneli Gerçekleştirildi

FRANKFURT | 25 – 03 – 2013 | Almanya’nın Frankfurt kentinde Almanya Demokratik Güçbirliği Platformu’nu (DGP) tanıtım amaçlı bir panel gerçekleştirildi. Can-Su düğün salonunda gerçekleşen panelde ATİF Başkanı Süleyman Gürcan, ADHF Başkanı Kazım Cihan, AABK Genel Başkanı Turgut Öker, DİDF adına Hüseyin Avgan, Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADDBF) adına Muharrem Erdoğan ve Avrupa Barış Meclisi adına Günay Aslan panelist olarak katıldılar. Panelin modaratörlüğünü ise Almanya Alevi Birlikleri Federaszonu sekreteri üstlendi. Panel, Hessen Alevi Birlikleri Federasyonu evsahipliğinde 300 e yakın bir dinleyici ile  gerçekleşti.

İlk sözü alan DİDF temsilcisi Hüseyin Avgan, platformun ortaklaşma sebebine değinerek, ‘Türkiye’de gelişen demokrasi mücadelesine destek vermek ve TC devletinin Avrupa’da ki Türkiyeli emekçiler üzerindeki tahakkümüne karşı bir mücadele edilmesi gerekiyor. Kürt halkının verdiği mücadele ile kazanımlar yaşanmaktadır, bugün bir bayram olması gerekir. Bu tür panelin örgütlenmesi, platformun gelişmesi açısından önemlidir’ dedi. Ortak faaliyetlerin örgütlenmesi ile birliğin anlam kazanacağına değinen Avgan, daha fazla tarafların birbirlerini anlamaya çalışması gerektiğini belirtti.

İkinci sözü alan Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADDBF) temsilcisi Muharrem Erdoğan sözü aldı. Muharrem Erdoğan konuşmasında Platformun kurulmasının ADDBF’i heyecanlandırdığını dile getirdi ve tarihsel olarak TC devletinin inkarcı ve katliamcı geleneğe sahip olduğunu dile getirdi.

Konuşmasında Türkiye devrimci geleneğinde dayanışma geleneğinin olduğuna değinen Erdoğan, varolan kurumların eylem birliklerinde yer aldığını ancak Alevi ve Kürt kurumların bir platformda yer almasının anlamlı olduğunu dile getirdi.

ADDBF’in dışında farklı Dersim derneklerinin olduğuna vurgu yapan Erdoğan, Dersim derneklerinin bir çatı altında birleştirilmesine öenem verdiklerini bu yönlü çalışmaların olduğuna vurgu yaptı ve platformda yer almaya devam edeceklerini bellirtti.

Bir sonraki konuşmacı olarak söz alan AABK Genel Başkanı Turgut Öker, bözlesi bir platformun oluşmasının Alevi hareketi açısından bir onur olduğunu dile getirdi ve platfomun yeşermesi için üzerlerine düşen görevlerin en iyisini yerine getireceklerini belirttiler. Öker konuşmasında, ‘birlikte geçmişte pek fazla hareket etmedik. Bochum’da Berlinde’ ilk defa ortak eylem örgütledik ve gördük ki ne Bochum nede Berlin yıkıldı. Geçmişte başarılamadı diye şimdi başarılmayacak diye birşey yok. Varlık gerekçelerimiz ve ortak noktalarımız üzerinden platform büyüyecektir. Sadece Almanya’da değil, Avrupa çapında böylesi birliklerin yaratılması içinde girişimler yapılmaktadır.

Farklılıklarımızı koruyarak ancak ortak noktaları geliştirerek mücadeleyi geliştirme amacındayız’ dedi. Konuşmasında Kürt halkının yürüttüğü mücadelenin kutsal olduğuna değinen Öker, ‘gelinen aşama savaşın bitmesinin, Kürt halkının yürüttüğü mücadelenin barış zemininde yürütülmesini selamlıyoruz. Ancak Alevi hareketinin kaygılarını burada pağlaşmak gerekiyor. Alevi kitlesinde kaygılar ortaya çıkmıştır. Siyasal islam üzerinde uşlaşma kaygısı duymaktadır Alevi kitlesi. Hiçbir açılımın olumlu getirisinin olmadığı ortadadır. Şimdiye kadar nasıl dirinildi ise bundan sonrada direnilecektir. Siyasal islam bizi boğar. Burasının görülmesi gerekiyor. Son yıllarda katliamların olduğu bölgelere gittik. Geçmişte bizlere yapılan katliamları bizler dedelerimizden dinledik. Ancak bugün bu tersine dönmüştür. Özellikle gelişen bir kadın hareketi, iktadır oyununa gelmeyeceklerdir’ dedi.

Ardından söz alan Günay Aslan, kitleyi selamladıktan sonra Alevi kitlesin oluşan kaygılara dikkat çekerek, 21 Mart’ta sunulan deklerasyonun bir gecede oluşmadığını, bir anlaşma çerçevesinde alevi hareketinin tasfiye edileceği kaygısının ciddi bir yanıgı olduğunu, bu yönlü gelişen propagandalara kayda değer olmadığını dile getirdi. Aslan konuşmasında, ‘bu yönlü bir deklerasyon öncesi burada halkımızın fikirleri tartışıldı ve görüşler toplandı.

Yeni bir siyasal süreç talep edilmektedir. Öcalan bunu açık ve net ortaya koymaktadır. Sadece Kürtlerin değil, Alevi, Süryani, Kadınların, sosyalistlerin ve tüm ezilenlerin özgürlüğünü talep etmektedir. Bu bizim ahakımız değildir. Kürt özgürlük hareketi demokrasi mücadelesinin bayraktarlığını yapmaktadır. İslamcı AKP demokrasiye zorlanmaktadır. Alevi hareketi, Kürt özgürlük hareketine önemli miraslar bırakmıştır. Devrimci hareketinde yine önemli mirasları vardır. Ancak haklı kaygıları olmasına rağmen, Alevi hareketi, Kürt özgürük hareketin bir zarar gelmeyeceğini görmesi gerekiyor. Bözlesi bir durumda ilk bizlerin karşı çıkacağını bilmeniz gerekir’ dedi.  Günay konuşmasında Murat Karayılan’ın açıklaması ile yeni sürecin başladığını belirtti.

almanyaa ATİF Başkanı Süleyman Gürcan kitleyi Kürtçe ve Türkçe  selamladıktan sonra, Demokratik Güçbirliği Platformu’nun önemine değindi. Konuşmasında ‘ bu platformun oluşmasında zorlukları olduğu kadar kolay yanları oldu. 3 Ekim’de bu ortaklık ancak sağlanabildi. Farklılıklarımızı ortaya koyarak bu birliktelik yaşandı. İmha inkar ve katliamlar bir şekilde devam etmektedir. 2012 de Roboski’de katliamları yapanlarla iş ve emekçilern haklarına saldıranlar aynı zihniyetlerdir.

Bu bir hükümet değil, devlet politikasıdır. AKP bir timsah gözyaşı dökmektedir. Kürt ulusal hareketinin ödediği bedelle sonucu AKP bu noktaya gelmiştir. Kürt ulusunun demokratik taleplerinin savunucusuyuz. Kürtler kendi kaderlerini kendileri belirleyeceklerdir. Buna saygı duymak zorundayız. Ancak yanlış gördüklerimizi de eleştirmek görevimizdir. Alevi hareketinin kaygıları karşısında sayın Aslan’ın takındığı tavırı olumludur ve platform bu yönlü ortak tavır takınacaktır. İşçilerin haklarını savunan Avukatlarını tutsak edildiler. İşçiler direnişlerini sürdürmektedirler. DGP oluşumu bu anlamıylada önemlidir. Türkiye’de süren demokrasi mücadelesini desteklemek görevimiz olacaktır. Ancak bunun yanında Avrupa’da işçi ve emekçilerin mücadelesi ile de bütünleşmek gerekmektedir. Sivas’ta katliam yapanlarla, Roboski’de katliam yapanlar; NSU katliamları ve Solingen katliamı arasında fark yoktur. Güçbirliği buradada Alman devletinin politikalarına karşıda duruş sergilemelidir. Biz bu güçbirliğinin devamı için çaba harcayacağız. Burada sizlerle kitlelerle tartışarak bu birliği ele almak istiyoruz. Bu birlik tüm demorkatik güçlerin biraraya geldiği bir birlik olmalıdır. Bu birlik siz emekçilern işçilerin, kadınların gençlerin ve tüm ezilenlerin birliği olmalıdır’ dedi.

Son olarak söz alan Kazım Cihan, birlik sorununa değinerek, devrim mücadelesinin stratejik bir hamlesi olarak görülmesi gerektiğine değindi. Cihan konuşmasında TC devletinin tekçi politikalarına atıfta bulunarak hiçbir kurum veya ülkede yekpare bir bütünlüğün olamayacağını, farklılıkların birleştirilmesinin birliktelik olduğunu ve bu anlamda DGP meselesinini önemsediklerini belirtti. Kazım Cihan devamında ‘Kürdistan Türk egemenleri tarafından işgal ve ilhak edilmiş. Yeni Osmanlı buyurdu, siz yine tek bir millet olacaksınız. İşgal ve ilhakı tartıştırmıyorlar. Kendilerini yeniden üretmek istiyor. Alevilere yeriniz cami diyorlar, biz bunu kabul etmiyoruz. Kürt ulusal hareketinin kazanımlarını selamlıyoruz. Kürt hareketine süreçte yaşananlar açısından dostça eleştirilerimizi sunmayı bir görev biliyoruz. Çalıştaylardan ne çıktı? Kadınlar kırıma uğradı. Biz onların zındık dediği nesillerdeniz. Bız onların bayrağı altına girmeyeceğiz. Türk-islam paradigması devam etmektedir. Farklı kimliklere sahip olanları terbiye etme sistemi devam etmektedir. Onlarca Kürt isyanı barbarca bastırıldı, Nizamı mülk’ten bu yana Alevilerin katliamlara uğradı ve bu bir uygarlık olarak satılmaya çalıştılar, bu bazılarımı tarafından alkışlandıda. Çok yazık ki, solun içerisinde de inançlar ve ulusal sorun meselesin kamburlar vardır.  Burada bu kamburları parçalayan İbrahim Kaypakkaya’ya selam yollamak istiyorum. Kürt ulusunun kendi kaderini tayın hakkını kayıtsız şartsız savunuruz’ dedi.

Panel, sorulan soruların ardından sona erdirildi. Panelde Ozan Emekçi’nin seslendirdiği türkü ve marşlarla birlikte şair İbrahim Kılavuz seslendirdiği şiirler büyük ilgi gördü.

AHM-ATİK Haber Merkezi

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu