Makaleler

Genel seçimler arifesinde taşerona karşı mücadelenin anlamı

Üretim ilişkilerindeki değişimler ve taşeron sistemi 1

Ülkemiz sınıf mücadelesi yaklaşan genel seçimlerle birlikte yeni bir politik atmosfere girdi. Tartışmanın odağında HDP’nin barajı aşması veya aşamaması durumunda oluşacak dengeler bulunurken aslında bir bütün olarak hükümet ve devletin yaşayacağı olası krizler de tartışılmış oluyor. Seçim tartışmasında ana gündemi Kürt ulusal sorunu belirliyor. Fakat hükümet ve devletin krizinin tartışıldığı noktada bunun sadece Kürt sorunuyla sınırlı kalmayan potansiyel etkileri de olacaktır.

AKP’nin hükümet olduğu günden bugüne kendisini ayakta tutan ve iktidarını daha da pekiştiren belli başlı ekonomik ve siyasi politikaları vardır. Kürt sorununda izlediği politikalar bunlardan biriyken diğer bir temel ayağı ise ekonomik politikalar oluşturur. Ekonomik politikalarının hayata geçmesinde temel siyasi yönelimi ise işçi sınıfına yönelik kapsamlı saldırılardır. Sınıf sömürüsünün bugünkü seviyelere çıkmasında işçi sınıfının ideolojik-siyasi-kültürel olarak tahakküm altında alınmasının ve örgütsel olarak güçsüzleştirilmesinin belirleyici bir yeri vardır.

İşçi sınıfına yönelik saldırının temel ayağında taşeron üretim bulunuyor. Taşeron üretimin ilk ortaya çıkışı ’80lere; gelişimi ise ’90’lı yıllara tekabül ediyor. Fakat AKP’nin hükümet olduğu dönemde taşeron sisteminin çok büyük bir çapta gelişim gösterdiği ve üretim ilişkilerini temelden etkilemeye başladığı görülüyor. En basit anlatımıyla taşeron sistemi sömürüyü derinleştirerek kârı yükseltmenin bir aracıdır. Daha fazla üzerinde durulması gereken şey ise; taşeron üretimin işçi sınıfının birlik ve örgütlenmesine esaslı bir saldırı olduğu gerçeğidir. Başka bir deyimle taşeron sorunu sınıf mücadelesi açısından politik bir sorundur ve böyle ele alınmalıdır.

Seçimlerle birlikte politik atmosferin ısındığı bir dönemde devrimci çalışmayı işçi sınıfının karşılaştığı saldırılara ve özelde taşeron sistemine yöneltmek ciddi bir ihtiyaçtır. AKP hükümetinin en önemli başarılarından birisi politik mücadele arenasını belli başlı gündem ve tartışmalara hapsetmesidir. İşçi sınıfının sorun ve çelişkileri bu alanda çok fazla gün yüzüne çıkmaz ya da salt ekonomik meseleler olarak geçiştirilir. Oysa sınıfın kendi sorunları üzerinden politikleştirilmesi ve aynı zamanda hakim politikanın kırılabilmesi için buradan yola çıkılması gerekir.

İşçi sınıfının karşılaştığı saldırılara ve özelde taşeron sistemine yönelen bir devrimci çalışma sadece AKP hükümetinin ya da düzen partilerinin değil bir bütün olarak sistemin ve devletin bir eleştirisidir. Taşeron üretim üzerinden ele alacak olursak CHP, MHP gibi diğer düzen partilerinin farklı olmadığı ortadadır. Hatta demokrat ve ilerici dediğimiz birçok yerel yönetimin bile taşeron üretime başvurduğu, karşı bir politika geliştiremediğini görürüz. Dolayısıyla taşeron sistemine karşı yürütülecek çalışma egemen sınıflara ve düzen partilerine karşı bir çalışma olduğu kadar sistemi sorgulatan ve devrimci alternatifi ortaya çıkaran bir çalışma da olmak zorundadır.

Taşeron sistemi tartışılırken bunu esnek üretim, özelleştirme, kiralık işçilik gibi üretim alanını tümüyle yeniden şekillendiren saldırılardan bağımsız ele alamayız. Taşeron sistemi ve daha geniş planda esnek üretim sadece Türkiye’ye özgü bir durum değildir. Fakat Türkiye bu konuda önemli bir mesafe kaydetmiş durumdadır ve yeni yasalarla birlikte taşeron daha da yaygınlaştırılmaktadır. Bu saldırının öncülüğünü siyasi olarak AKP hükümeti yapmaktadır.

Tekrar vurgulamak gerekir ki genel seçimler bu açıdan ayrı bir önem taşıyor. İşçi sınıfına yönelik ekonomik ve politik saldırıların kırılabilmesinde egemen politik yapıda kırılmalar yaratmak önemli bir olanak yaratacaktır. Taşeron üretim üzerinden özelde hükümete genel olarak ise sisteme yönelen bir çalışma seçim sürecinde yürütülecek politik çalışmalara özgün bir pencere katmak zorundadır. Devletin ve sistemin teşhiri bakımından TC’nin “Taşeron Cumhuriyeti” niteliğinin en geniş kesimlere taşınması ve politik atmosferin işçi sınıfının sorunlarına yöneltilebilmesi gerekmektedir.

Bunun için yürütülecek kampanyalar kadar taşeron sisteminin birçok yönüyle incelenmesi de gerekiyor. Ancak sorunu tüm yönleriyle açığa çıkararak ona karşı mücadeleyi örebiliriz.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu