Dünya

Aydınlar Kaypakkaya’yı Anlattıyor…

Hamburg: Ölümünün 40.Yılı Vesilesiyle Partizan tarafından düzenlenen “Aydınların Gözüyle İbrahim Kaypakkaya’nın Türkiye Devriminde Rolü ve Önemi” paneller dizisinden biride Hamburg’ta gerçekleştirildi.

Panelist olarak araştırmacı-yazar, sendika eğitim uzmanı Volkan Yaraşır, Araştırmacı-yazar Erdoğan Aydın ve Partizan Temsilcisinin katıldığı panele ilgi yoğundu.

Partizan Temsilcisi: “Kaypakkaya’nın hattı proleter-devrimci bir hattır.”

İlk söz hakkını alan Partizan temsilcisi, 1920’lerden 1960 ortalarına kadar Marksist ideoloji açısından bir suskunluğun hakim olduğunu belirten temsilci, 60’ların ortalarından itibaren suskunluğun bozulduğunu, İbrahim’in Kemalizm, milli mesele, devrimin yolu üzerine çok ciddi ve ilk olan şeyler söylediğinin altını çizdi.

Kaypakkaya’nın genel teorik hattının devrimci proleter bir hat olduğuna vurgu yapan konuşmacı, O’nun halkçı yaklaşımları red eden bir yerde durarak, proleteryanın ideolojik hattını temsil ettiğini söyledi.

Kaypakkaya ve diğer tüm devrimci önderleri kendi süreçleri içerisinde değerlendirmek gerektiğine değinen Partizan temsilcisi, Kaypakkaya’nın Çin’deki BPKD’nin ile birlikte, dünyadaki gelişen anti-emperyalist hareketler, Viatnam direnişi ve Türkiye’deki 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin bir ürünü olduğunu belirtti. Kaypakkaya’nın hedefini diğer devrimci önderlerinden çok daha önde tuttuğunu belirtirken, O’na yönelik “köylü devrimcisi” eleştirisinin çok haksız bir yerde durduğunu belirtti.

Volkan Yaraşır: “İbrahim’i kazadıkça bir maden çıktı”

İkinci olarak söz alan Volkan Yaraşır ise sözlerine Kaypakkaya’ı politik bir figüre indirgemenin O’na yapılacak en büyük haksızlık olduğuna vurgu yaparak başladı. Kendisinin bu panellere davet edildikten sonra bir araştırma içerisine girdiğini ve bu süreçte “İbrahim’i kazıdıkça arkasından bir maden çıktığını” belirtti.

Kaypakkaya’nın özellikle Kemalizm ve ulusal sorun noktalarından çağdaşlarından çok ilerde bir duruşa nasıl ulaştığını araştırdığında bir tarihsel arka planının olduğunu gördüğünü söyleyen Yaraşır, bu arka planın Osmanlı’dan günümüze Türkiye topraklalarındaki gelişen hareketler ve dünyadaki sınıf ve anti-emperyalist hareketlerle birlikte, Ekim ve Çin devriminin İbrahim’i yarattığını belirtti.

atif kaypakkaya kopyaMahirlerin ve Denizlerin toplumsal antogonizmadan sorunlara baktığını belirten Yaraşır, İbrahim’in ise sınıfsal antogonizmadan yola çıkarak bir hatta belirlemeye çalıştığını, bunun içinde ufkunun geniş ve hedefinin devrim olduğunun altını çizdi.

İbrahim’in faşist diktatörlük belirlemesiyle devletin ruhunu yakaladığını dile getiren yaraşır, İbo’nun tüm bunlardan dolayı el yaktığını, Kaypakkaya savunulduğu zaman legalizmin, parlemanterizmin savunulamayacağını belirtti.

Erdoğan Aydın: “Kaypakkaya Kemalizm ve milli mesele tezleriyle önemli bir engele aşmıştır.”

Son olarak söz alan araştırmacı yazar Erdoğan Aydın, sürece daha gerçekçi yaklaşımlar sergelenmesi gerektiğini belirterek sözlerine başlayan Aydın, “şu anda tüm devrimlerin tıkandığı bir süreçten geçiyoruz” dedi.

TİP ve MDD sosyalizmini aşmaya çalışan bir 1971 geleneğinin sözkonusu olduğuna değinen Aydın,

Kaypakkaya’nın Kemalizm ve milli mesele tezleriyle önemli bir engeli aştığını ama, Kemalizmin faşist diktatörlük olarak değerlendirilmesinin abartılı bir değerlendirme olduğunu söyledi.. Kaypakkaya’nın bugüne kadar yaşasaydı birçok tezinin gözden geçireceğine inandığını iddia eden Aydın, bugün uygulanabilir bir sosyalizm açılımına ihtiyaç olduğnu belirtti..

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu