Manşet

Buzdağının görünen yüzü: KAN KIRMIZI!

2012’nin sonuna geldiğimiz şu günlerde ister istemez bir hasar kontrolü yapmak durumunda kalıyoruz. Ne de olsa adeta bir “kadın öğütme makinası” gibi işleyen emperyalist kapitalist sistem bir şiddet yılını daha doldurdu. Yılın sonunda yine elimizde rakamlar var; ancak bu rakamlar geçen yılın tablosunu tamamen gözler önüne sermekte yeterli olmayacaktır. Zira raporlama çalışması ancak fiziksel ve cinsel şiddeti istatistiki verilere kavuşturmaktadır, ki bu veriler dahi gerçeği tam olarak karşılamamaktadır. Çünkü hala “kırılan kol yen içinde” kalıyor.

Tablonun kendisi buzdağının görünen kısmı metaforuna birebir uyuyor. Bunun bir de görünmeyen, büyük ve derinlerde olan kısmı var. Yani çerçeveden taşanlar: Toplumsal bilincin altında yüzen büyük karanlık! Şiddetle mücadelede daha kritik ve daha zorlu alanlar burası kuşkusuz. Psikolojik, sosyal, ekonomik ve duygusal gibi şiddet türlerini tanımada yetersiz oluşumuz şiddetle mücadelemizi kısmen bir kör dövüş haline getiriyor. Bunlar istatistiklere yansımıyor, ancak kadını fiziksel şiddetten daha da ağır yaralıyor.

Medyadan yansıyanlar:

– Ocak’ta 12 kadın öldürülürken; 26 kadın yaralandı; 10 kadın tecavüze uğradı, 5 kadın seks işçiliği yapmaya zorlandı; 35 kadın tacize uğradı.

– Şubat’ta 24 kadın öldürüldü, 10 kadın yaralandı, 10 kadın tecavüze, 16 kadın cinsel tacize uğradı.

– Mart’ta 12 kadın öldürüldü, 24 kadın yaralandı, 8 kadın tecavüze, 5 kadın tacize uğradı. Öldürülen kadınlardan biri transeksüeldi.

– Nisan’da 9 kadın öldürüldü; 17 kadın, iki kız çocuğu yaralandı; 10 kadın tecavüze, 11 kadın cinsel tacize; 26 çocuk istismara uğradı.

– Mayıs’ta 15 kadın öldürüldü; 32 kadın yaralandı; 9 kadın tecavüze; 9 kadın cinsel tacize uğradı. Şiddet gördükleri erkekleri savcılığa ya da polise şikayet ettikleri halde, 3 kadın öldürüldü, 5 kadın yaralandı.

– Haziran’da 7 kadın ve 1 kız çocuğu öldürüldü, 9 kadın yaralandı; 8 kadın tecavüze, 12 kadın cinsel tacize uğradı.

– Temmuz’da 20 kadın öldürüldü, 24 kadın yaraladı; 11 kadın tecavüze uğradı, 7 taciz vakası yaşandı.

– Ağustos’ta 16 kadın öldürüldü; 31 kadın yaralandı; 18 kadın tecavüze, 11 kadın cinsel tacize uğradı.

– Eylül’de 13 kadın öldürüldü, 12 kadın tecavüze uğradı, 16 kadın yaralandı, 9 kadın tacize uğradı. Eşinden şiddet gören 1 kadın ve tecavüzcüsüyle evlendirilen 2 kadın intihar etti. 1 kadın adliye önünde boşanma dilekçesini imzalarken öldürüldü, 1’i ise tarihi dolan koruma kararının süresini uzatmak için evden çıktığı sırada öldürüldü.

– Ekim’de 10 kadın öldürüldü; 16 kadın ve kız çocuğu tecavüze uğradı; 8 kadın yaralandı.

– Kasım’da 10 kadın öldürüldü, 13 kadını ve 2 kız çocuğunu yaraladı; 17 kadın ve kız çocuğu tecavüze, 9 kadın cinsel tacize uğradı.

2012’nin ilk 11 ayında toplam 147 kadın öldürüldü, 123 kadın tecavüze, 208 kadın şiddete, 126 kadın tacize maruz kaldı. Kadınları en çok eşleri öldürdü. Şiddet belli bölgelerde yoğunlaşmadı, şiddet her yerdeydi…

4 bin 728 kadın 2012 yılını hapishanede karşıladı

Yıl içerisinde kürtaj, siyasi ve eğitim hakları için alanlara çıkan Kürt kadınları, emekçiler ve öğrenci kadınlara karşı iktidar yoğun bir baskı ve tutuklama furyası başlattı. Özellikle KESK Kadın Komisyonu’na yönelik “KCK operasyonu” adı altında düzenlenen operasyonlarda sendikacı kadınların tam da 8 Mart öncesinde 8 Mart programını açıkladıları bir dönemde tutuklanmaları, erkek egemen devletin örgütlü kadına yönelik tahammülsüzlüğünün bir göstergesi olarak tarihe geçti.

Devletin nefreti yalnızca sokakta mücadele eden kadına değildi. Devlet, kadın düşmanlığını hapishanelerde elinde “rehine” olan kadın tutsaklara cinsel işkence uygulayarak da gösterdi. Yeni açılan Şakran Hapishanesi, kadın tutsaklara yönelik cinsel işkence ile tüm sene gündemde oldu.

kadın mücadelesi 2012 2Kürtaj…

28 Aralık 2011 tarihinde gerçekleşen Roboskî katliamının ardından köşeye sıkışan AKP hükümeti, bu durumdan kurtulmak için kadın düşmanlığına “can simidi” niyetine sarıldı. Mayıs ayında gerçekleşen AKP Genel Merkez Kadın Kolları 3. Olağan Kongresi’ne katılan Başbakan Erdoğan kürtaj ve sezaryenle ilgili “Sezaryene karşıyım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Her kürtaj bir Uludere’dir” dedi. Ve kürtaj yasası çıkartacağını açıkladı. Bu açıklamaların ardından Sağlık Bakanı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, Meclis İnsan Hakları ve Sağlık Hakları Komisyonu Başkanı’ndan korkunç açıklamalar gelmeye devam etti. Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve AKP Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, tecavüze uğrayan kadınların da doğurması gerektiğini savundu. Bosna’da tecavüze uğrayan kadınların doğurduğunu kaydeden Üstün, “Anne karnında o bebekler öldürülseydi, tecavüzcülerin yaptığından çok daha büyük bir dram, suç ortaya çıkacaktı” dedi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu