GüncelManşet

Dersim’de Köy Çalışmaları Hız Kesmiyor

Dersim: Çemişgezektek’in Paşacık ve Gözlü Çayır köylerindeki köy çalışmalarınında bitmesi ardından 25 Temmuz Cuma ve 26 Temmuz Cumartesi günü Hozat’ın köylerinde  ve Hozat merkezde çalışma gerçekleştirdik. Hozatın köylerinde kapısını çaldığımız evlerde daha önceden belirlemiş olduğumuz

politikalarımızı köylülerle tartıştık. Politikalarımızı ülkenin ana gündemini oluşturan Cumhurbaşkanlığı seçimi ve devletin faşizan politikalarından kaynaklı köylerinden göç etmek zorunda kalan köylülerin tekrardan köylerine dönmesine yönelik başlattığımız Köye Geri Dönüş kampanyamızdan söz ettik. Partizan ve Yeni Demokrat Gençlik’in oluşturmuş olduğu bileşen köylülerle nitelikli tartışmalar yürüttü.

Hozat’ta konuştuğumuz köylülerin büyük bir çoğunluğu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’ nin adayı olan Selahattin Demirtaş’a oy vereceklerini ifade ettiler. Köylülerin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik genel düşüncesini oluşturan etken Anti-Tayyipçilik üzerinden oluşturması gözümüzden kaçmadı. Bizler boykot tavrımızı köylülerle tartışırken Cumhurbaşkanlığı makamının hangi sınıfa hizmet ettiği üzerinden sorgulatmaya çalıştık.

Bu hususta kişilerin niteliklerinin hiçbir öneminin olmadığını asıl önemli olan Faşist karaktere sahip olan T.C devletinin en üst makamının T.C’nin kurulduğundan itibaren hiçbir şekilde halkın çıkarlarını gütmediğini bunu Selahattin Demirtaş’ın değil ülkedeki hiçbir kişinin değiştiremeyeceği üzerinde durduk.

Barış süreciyle sistemleştirilmeye çalışılan Kürt özgürlük mücadelesinin daha fazla egemen sınıflar tarafından sistem içerisine çekilmeye çalışıldığının ulusal hareketin yıllardır vermiş olduğu mücadelenin son dönemde reformsal taleplere indirgenerek sistem içerisine kanalize etmeye çalıştığına değindik.

Son dönemde yükselen toplumsal hareketliliğin egemenler tarafından rahatsız olduğunun aşikarlığını özellikle Gezi İsyanıyla beraber başlayan İsyan dalgası 17 aralık yolsuzluk süreciyle devam etmiş Berkin Elvanın şehit düşmesiyle sokak hareketliği daha da artmış, insanlar artık haklarını aramak için sokaklara dökülmüş devletten hesap sormayı sokaklara taşıdığını vurgulayıp egemenlerin halkın kendi Cumhurbaşkanı seçecektir söyleminin tam da böylesi bir döne denk gelmesinin tesadüf olmadığını, yükselen bu toplumsal hareketliliğin sandıklara giderek hakim sınıfın istediği şekilde sisteme kanalize etmesi için bir çaba gösterildiğni köylülere anlattık.

Köylülerin bir kısmı tartışmaların ardından boykot tavrının mantıklı olduğunu alternasizliğe bir alternatif oluşturduğunu hatta bazı köylülerin yapılan tartışmalardan sonra boykot edeceklerini açıkladılar. Yine diğer bir gündemimiz olan Köye Geri Dönüş kampanyasının köylülerle tartışma şansı yakaladık.

Devrimci mücadelenin yükseldiği dönemlerde faşist T.C’ nin köyleri boşaltarak yakıp yıkmasını insanları kendi topraklarından kendi evlerinden zora başvurarak göndermiş bir sürü insanı öldürmüştür. Köye Geri Dönüş kampanyasını köylülerle konuştuğumuz zamanda kendilerinin topraklarını bırakmadıklarını ancak bi sürü insanın şehir yaşamında yozlaşıp artık köy hayatından üretimden koptuklarını belirttiler. Tekrar geri dönüş yolunun zor olduğunu ancak bunun üzerine kendi insanlarıyla konuşacaklarını kendilerininde kendi insanın topraklarına geri dönüp sahip çıkmasını istediklerini vurguladılar.

 Hozat’ın Ergen köyünde yürüttüğümüz çalışma sırasında köylerinde su sorunu olduğunu belirttiler. Alanda bulunan köylülerle bu yönde kısa bir toplantı yaptık.

Köylülerin böyle sorunlarda kendi gücünün farkında olması gerektiğini ve örgütlü bir şekilde haklarını kazanabileceklerini belirttik. Aynı zamanda bu konuyu yine kolektif bir biçimde köyün muhtarına taşıyarak su sorunlarının çözebileceklerini bizlerde bu konunun peşini bırakmayacağımızı köylülere bildirdik.

Köyden ayrıldıktan sonra faaliyetimize hız kesmeden Hozat Merkezindeki esnafları dolaşarak gazetemizin dağıtımını ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini tartıştık.  Buradaki esnafın bir kısmı Partizanın boykot karanına bildiğini ve destek çıktığını mevcut şartlarda Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kendilerine bir şey kazandırmayacağını söylediler. Diğer bır kısmıda yine Tayyip Erdoğan gitsin de ne olursa olsun şeklinde düşündüklerini belirttiler.

Köy çalışmaları hem köylü kitlesinin nabzını yoklayarak onların sorunlarını dinleme şansı yakaladığımız bir alan olmuştur. Bu çalışmalarla birlikte hem kitle ilişkilerindeki deneyimimizi arttırarak kendimizi kitle ilişkilerinde geliştirmeye yönelik olumlu adımlar atılmaktadır. Aynı zamanda kitle faaliyetinde eksikliklerimizi görüp üzerine tartışarak eksikliklerimizden kurtulup kitle ilişkilerimizde daha da çelikleşmekteyiz.

Devrimci mücadelenin farkında ve yanında olan Dersim köylerine daha sık giderek köylülere demokrasi bilincini aşılayıp kendi güçlerinin farkında olmalarının yardımcı olmalı, köylüleri daha fazla devrimcileştirmeliyiz.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu