Gençlik

Eskişehir YDG: “Sessiz kalma! Onaylama!”

Eskişehir Yeni Demokrat Gençlik olarak 1 haftadır devletin katliamcı yüzünü teşhir etmek için yapmış olduğumuz çalışmalardaki şiarımızı “Katliamlara karşı sessiz kalmak zalimlerin zulmünü onaylamaktır. Sessiz kalma! Onaylama! Yaşasın zulme isyan!” şeklinde belirlemiştik. Çalışmalarımız 16 Mart günü yerini eylemliğe bıraktı.

Devrimci, demokrat, yurtsever kurumlarla birlikte örgütlediğimiz eylem; 16 Mart Cuma günü Yunus Emre Kampüsü giriş kapısından yürüyüşle başladı.

Kitlenin önünde “Katliamlara karşı sessiz kalmak zalimlerin zulmünü onaylamaktır. Sessiz kalma! Onaylama! Yaşasın zulme isyan!” ve “Katliamlar sürüyor, katiller Korunuyor Faşizme Karşı Omuz Omuza pankartları taşındı.

Yaklaşık 300 kişinin katıldığı yürüyüşte Yeni Demokrat Gençlik katliamların görüntüleri olan dövizlere ayrı ayrı “Sivas’ta, Roboski’de, Gazi’de, Beyazıt’ta, Halepçe’de, Kızıldere’de Susmak zalimlerin zulmünü onaylamaktır! SUSMA! ONAYLAMA!” ve “Nafiledir Zulmün Çabası Mutlaka Ama Mutlaka Gerçekleşecektir Tüm İnsanlığın Kardeşlik Rüyası” dövizleriyle yürüdü.

Yürüyüş sırasında yapılan ajitasyonlarda sıklıkla Beyazıt katliamı ve üniversitelerin özgürleştirilmesine değinilirken, Xalepçe ve Roboski katliamlarını da andık. Yemekhanenin önüne gelindiğinde ise yapılan basın açıklamasında “katliamlara karşı inatla barış ve kardeşliğin savunulacağı” söylendi.

Ardından ise faşistlerin örgütlenmeye çalıştığı Edebiyat Fakültesi’ne doğru bir yürüyüş gerçekleştirildi. Daha önce Edebiyat Fakültesi’ne girilme konusunda bir karar alınmadığı halde örgütleyici irade olarak bizim de içinde olduğumuz karar inisiyatifimize sunulmamış; Edebiyat Fakültesi’ne sloganlarla girilmiştir.

Kantinde yapılan ajitasyonlar sonrasında Edebiyat Fakültesi’nden çıkılmıştır. Bizler anı değerlendirememiş, kitlemizle birlikte hareket etmiştik. Daha sonrasındaysa Edebiyat’ın önünde halay çekilmesi üzerine eylem alanını DYG’li öğrencilerle birlikte terk ettik.

Eylem sonrası YDG okur ve taraftarlarıyla birlikte yapmış olduğumuz değerlendirmede çekilme kararı tartışılmış ve şunlara değinilmiştir;

– Geçtiğimiz yıllarda aynı eylem türü Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilmiş 90’ı aşkın öğrenci gözaltına alınmıştı. Böylesi bir eylemin örgütleyici iradeyle önceden kararlaştırılması olması gerektiği vurgulanmış,  kitlemizle birlikte ona göre hareket etmemiz gerektiği söylenmiş ve sonrasında bize sorulmaması eleştirilmiştir.

– Eylemde Roboski yerine Uludere, 35 Kürt Köylüsü yerine devletin tazminat ödememe için yok saydığı 34 kişi ibaresi kullanılması eleştirilmiştir.

– Katliamların yıldönümünde devrim ve demokrasi şehitlerini anarken, halay çekilmesi doğru bulunmamıştır.

– Eylemin ağırlıklı olarak devletin katliamcı yüzünün teşhirinden daha çok Beyazıt ve üniversitelerdeki mücadeleye değinilmesi yetersiz bulunmuştur.

– Yurtsever arkadaşların basın açıklamasına yapmış oldukları müdahalenin önce kabul edilmesi, daha sonrasında ise basın metninin önceki halinin okunması eleştirilmiş Eylemden çekilme kararı doğru bulunmuştur.

Tüm bunlarla birlikte bazı başlıklara müdahale etme imkanımız varken bunu gerçekleştiremememiz bir özeleştiri olarak ele alınmış; bundan sonraki eylemliliklerde ortaklaşma ve hareket etme noktasında dersler çıkarılmıştır.

Eskişehir YDG

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu