Güncel

“Her gücün siyaset yapma hakkı vardır ama halkımızın kanı üzerinden değil!”

QSD birlikleri tarafından başlatılan Rakka’yı özgürleştirme hamlesi devam ediyor. Suriye’de savaşın başladığı ilk günden bu yana DAİŞ’in önem atfettiği bölgelerden biri olan Rakka kuşatma altına alındı. DAİŞ bu kuşatma karşısında çemberi yarmak için çeşitli saldırılar gerçekleştirse de başarılı olamıyor.

Rojava’nın güvenliği açısından da önemli bir yerde duran Rakka, DAİŞ’in cephe gerisini boşa çıkaran ve Rojava’ya yakın olan ve TC tarafından desteklenen çete gruplarının yardım kaynaklarının kesilmesi anlamına da geliyor. Türk devleti bu operasyondan rahatsızlığını birçok kez dile getirmiş, tehditler savurmuşsa da hiçbir yaptırım uygulayamamış ve tüm diplomatik ilişkilerden eli boş çıkmıştır. YPG’nin artık dünya kamuoyunda DAİŞ’e karşı en etkin güçlerden biri olduğu öne çıkarken TC devletinin ise mevcut sıkışmışlık içinde DAİŞ ve El-Kaide’ye sunduğu destek de ortaya çıkmaya başladı.

 

“Süryaniler Rakka’da savaşıyor”

Rakka’da DAİŞ çetelerine karşı savaşanlar arasında Süryaniler de bulunuyor. Suriye’nin önemli topluluklarından biri olan Süryaniler, Rakka bölgesinde uzun süredir DAİŞ’in katliamları karşısında kendilerini gizleseler de QSD’nin bölgedeki özgürleştirme operasyonundan sonra zulme karşı savaşa aktif katıldılar. Rakka’nın batısındaki Süryani mahallelerinde Süryani Askeri Meclisleri oluşturuldu. Bu meclislerde genel olarak Süryani askerler eğitilmekte. Ayrıca Süryani askerlere ana dil dersi de veriliyor.

 

“Her gücün siyaset yapma hakkı vardır ama halkımızın kanı üzerinden değil!”

TC’nin Rakka hamlesini engellemek ve DAİŞ’e yardım etmek için sürdürdüğü görüşmelerden bir şey çıkmayınca bölgede başlattığı saldırı ve provakasyon girişimleri de devam ediyor. Rakka’nın özgürleşmesi sadece DAİŞ’in bölgedeki gücünü kaybetmesi değil aynı zamanda TC’nin de bölgeye dair planlarının boşa düşmesi ve sadece İdlib’e sıkışması anlamına geliyor.

TC’nin Rojava’ya dönük saldırılarına ilişkin açıklama yapan YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, Türk devletinin Kuzey Suriye’de ne yapmak istediğini anlatarak şunları ifade etti. “Türk Devleti işgal planları ve senaryolarını sürdürmeye çalışıyor. Türk işgalini durdurmak ve bitirmek için direnişimiz de devam ediyor. Direnişimiz yayılıyor. Rusya sürekli bölgede kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Yaklaşımları bu temeldedir. Siyasi ve diplomatik çabalarını hep ön planda tutmaya çalışıyor. Bir taraftan kabul etmiyor, bir taraftan da ittifak yapmaya çalışıyor. Türk devleti ile ittifak yapıp ve aynı zamanda yer yer mesajlar da vererek, ‘Suriye topraklarına giremezsiniz’ diyor. Rusya 2011’den bu yana Şam, Dera, Humus ve Halep çevresini Türk devletinin yardımıyla temizlemeye çalıştı. Rejim güçlerine de bir nefes aldırdı. Rusya’nın Türk devletiyle olan ilişkileri taktiksel kazanımlara göre değişiyor. QSD olarak Rusya’nın tutumlarını yerinde bulmuyoruz. Rusya’nın yürüttüğü politikalar halkımızın kazanımlarına ve Suriye devrimine karşı yürütülen çıkar siyasetidir. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Her gücün siyaset yapma hakkı vardır ama kimse halkımızın kanı üzerinde yapamaz.

TC Efrîn/Şehba üzerinde işgal saldırılarını yoğunlaştırması halinde Rakka hamlesinin yürümeyeceğini de belirterek “Eğer alanlarımıza saldırılar yoğunlaşırsa Reqa’da savaşmanın bir anlamı yok, biz de bu esas ile hareket ediyoruz” dedi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu