GüncelKadın

KADIN | 8 Mart çalışmasının ardından birkaç not; Kendi rengimizle 8 Mart’ı coşkuyla karşıladık.

2020 8 Mart’ı ile 2021 8 Mart bizler açısından birbirinin devamı şeklinde belki küçük ama mevcut gerçeklik içinde kolektif çalışma örme iddiamızı yaşama geçirmedeki ısrar ve çabanın bir sonucunu yansıtmaktadır.

Patriarkanın pandemiyi fırsata çeviren saldırıları ve Covid-19 pandemisinin tüm ağır koşullarına rağmen kadınların, LGBTİ+ ve işçi sınıfının mücadelesi devam ediyor.

Pandeminin birinci yılını geride bırakırken, egemenlerin krizi ezilenlere dönük saldırıları artarken, ezilenlerin mücadelesi ise direnişlerle devam ediyor. Pandeminin fırsat olarak kullanılması ile başta kadınlar olmak üzere mücadele eden her kesime dönük bir dizi saldırı koşullarında kadınlar olarak oldukça hareketli bir dönem geçirdiğimizi söylemek gerekir.

Bunu geçtiğimiz 8 Mart’ta ülkenin dört bir yanında sokağa çıkan binlerce kadın gösterdi.

YDK açısından da geçtiğimiz 8 Mart’tan bu yana ortaya koyduğumuz pratik önemli bir yerde duruyor. Pandeminin ilk ortaya çıktığı anda Kadınlar Birlikte Güçlü ile birlikte güncel sürece müdahale ederken ve kendi çalışmamızı ise koşuları zorlayan ancak parçalı kalan yüz yüze çalışmalarımız vardı, bunun yanı sıra pandemi gerçekliği içinde çalışmayı esas olarak online buluşmalar ile sürdürdük.

Ancak birebir ilişki kurduğumuz çalışmayı yaz ve sonbahar aylarında (Temmuz Ağustos, Eylül, Ekim) “Pandemiyi Bir de Bana sor” şiarlı kampanyamız ile kendimizi yeniden toparladığımız, daha merkezi ve derli toplu çalışma yürüttüğümüz bir dönem oldu. Değerlendirmeyi bu kadar geri bir tarihten başlatmamızın nedeni hem 25 Kasım hem 8 Mart aslında bu çalışmanın birer parçası, birer halkası olarak ele alma çabası ve bunun çabanın verdiği sonuç.

Elbette arada kalan zaman dilimlerinde güncel sürece kadınlarla birlikte yaptığımız kampanyalar, çalışmaları es geçmeden bu takvimsel politik süreçleri daha bütünlüklü anlatabilmek önemli. Geçmiş pratiğimizi olumlu-olumsuz değerlendirmek ısrarlı ve sabırlı çalışmanın önem arz ettiği kadın faaliyetimiz için yararlı olacaktır.

Öncelikle sonda söyleyeceğimizi başta söylersek, bulunduğumuz tüm illerde başarılı bir çalışma (8 mart süreci) ortaya koyduğumuzu, bunun önemli bir kısmını görünür kıldığımızı düşünüyoruz. Değerlendirme yaparken birçok eksik sıralamamız elbette mümkün ya da her zaman “daha iyisini, daha planlısını, daha verimlisini yapabilirdik” tespitini yapabiliriz.

Çünkü yaptığımız faaliyeti daha iyi örgütlemek elbette ki mümkün, gerekli.

Ancak bütün bunları mevcut koşullar ve gerçeklik içinde, bugünün anın ihtiyacı içinde görerek yaptığımızda bugün yapabildiklerimizi ve yapabileceklerimizi daha iyi ortaya koymamızı sağlar.

Buradan parça parça adım adım ve ısrarlı nasıl bir kadın faaliyeti yürütebilirizi kısmen işaret eden bir yere gelmekte fayda var. Kadın faaliyeti bizler açısından uzunca bir süredir takvimsel süreçlere sıkıştırmadığımızı, güncel-politik süreçle eşgüdümlü olarak ele almayı hatırımızdan hiç çıkarmadığımızı dile getirerek devam edelim.

Zaman zaman yaşadığımız politik darlaşma elbette ki daha uzun bir tartışmanın konusu olmakla birlikte, kadın kitlesinden her ne sebeple olursa olsun koptuğumuz dönemleri işaret etmektedir.

Tam da 2020 8 Mart’ı ile 2021 8 Mart bizler açısından birbirinin devamı şeklinde belki küçük ama mevcut gerçeklik içinde kolektif çalışma örme iddiamızı yaşama geçirmedeki ısrar ve çabanın bir sonucunu yansıtmaktadır.

Bu 8 Mart’ta da önce merkezi olarak online bir toplantı ile bir araya geldik. (Öncesinde merkezi koordinasyon olarak yaptığımız toplantıyı bu yıl pandemiden kaynaklı online gerçekleştirdik.) Bulunduğumuz her alanda nasıl bir çalışma yürüteceğimizi, hangi politik başlıkları öne çıkaracağımızı yani çalışmamızın politik gündem ve içeriğini belirleyerek başladık.

Diğer taraftan her alanın kendi gerçekliği, ihtiyacı içinde ancak belli bir plan çıkararak yapacağı çalışmayı takvimleştirmesi önemli bir ayrıntıydı.

Yine çalışmaya görünür kılmak için sosyal medyada tag ile çalışmaları yaygınlaştırma, görsellerle ve videolarla yapılan çalışmanın desteklenmesi 8 Mart açısından da önemini bir kez daha ortaya koymuştur. 8 Mart süreci sosyal medya platformlarımızı da daha etkin kullandığımız bir süreç oldu.

Pandemi kampanyasında yoğunluklu çalışma yürüttüğümüz İstanbul’da 8 Mart oldukça verimli, birçoğumuzun enerjisinin yüksek olduğu ve bu enerjiyi çalışmalarla birleştirebildiğimiz bir süreçti diyebiliriz. İstanbul’un büyüklüğü, karışıklığı ve çalışmadan karşılık almada uzun bir sürece ihtiyaç olması gerçekliğinin yanında, kadınlara ulaşma anlamında çeşitli olanakları barındırmaktadır.

Elbette olanakları ancak iyi bir planlama ve buna uyma, kendi içinde uyumu, var olan ve yeni eklenecek ilişki ağının toparlanması açısından önemli parametre olarak görmek gerekir. İşte İstanbul açısından bunu önemli oranda başardığımızı söylememiz gerekir.

Pandemi kampanyamızın bir üst halkası olarak, geniş bir ilişki ağı ile temas kurduğumuz ancak bu ilişki ağını örgütlülüğe dönüştürmek için biraz zamana ihtiyaç olduğunu not edelim.

Biraz geç kalmakla birlikte 8 Mart’ı bir kampanya gibi ele aldığımız için temasta olduğumuz kadınlara yoğun bir ev ziyaretinin yanında çıkardığımız sticker ile mahallelere küçük imzalar atmış olduk. Diğer taraftan kamuoyunda önemli bir yer kaplayan kadın direnişlerine ziyaret, online emek buluşmasının örgütlenmesi ve 8 Mart Kadın Platformu’ndaki aktif tutumumuz ile gücümüzün aslında üstünde bir pratik ortaya koyduk diyebiliriz.

Yerellerdeki çalışma, kadın arkadaşlarımızın daha fazla hareketli hale gelmesi ile bu 8 Mart’tan sonra kendini daha fazla ortaya koyacaktır.

Benzeri bir değerlendirmeyi Ankara ve İzmir içinde söylemek gerekir. Yine Aydın Didim’de arkadaşımızın 8 Mart’a kısa bir süre kala HDP’li Kadınlara buradaki mevcut hareketliliği kırmak amaçlı operasyonla gözaltına alınması ve 4 gün gözaltında kalmasını unutmamak gerekir.

Bu gözaltının bizim ve diğer arkadaşlarımızın Didim Kadın Platformu ile çalışmasını engelleyemediğini, hemen sonrasında farklı ilçelerde yapılan çalışmaya dahil olunarak, daha dinamik bir şekilde devam etmesiyle yapılmak istenenin başarılı olunmadığını göstermiştir. 13 Kadının özellikle 8 Mart sürecinde kadın çalışması “terörize” edilerek gözaltına alınması ve Aydın yerel basınında olayın kriminalize edilerek yaygınlaştırılması burada yürütülen kadın çalışmasından duyulan rahatsızlığı açık etmiştir.

Gözaltından çıktıktan sonra kadın arkadaşımızın da içinde olduğu HDP ve HDK’li kadınların çalışma sırasında kadınların tepkisinden gördüğü kadın çalışmasının terörize edilerek kadınların sindirilmek istendiğini ancak başarılı olamadığını yeniden göstermiştir. Kadın Konvoyu ve 8 Mart etkinliği bunu boşa düştüğünün göstergesidir.

İzmir’de ise ısrarlı bir çalışmanın kendini gösterdiği bir 8 Mart oldu diyebiliriz. Uzun zamandır gücümüzün sınırlı olduğu ancak ısrarlı olduğumuzda sonuç aldığımızı görmüş olduk.

Keza Ankara’da hareketli ve verimli bir çalışma kadınlardan aldığımız tepki ile kendini göstermiştir. 8 Mart eylem anındaki görünürlük, öncesi hazırlık çalışması buradaki çalışmada da birbirini takip eden, tamamlayan, besleyen bir çalışmanın sunacağı verimin tablosu çıkmıştır.

Kitabımızın çıkışı için hazırlıklarımız sürüyor. Bu çalışma sona erdiğinde kitabın kadınlara ulaşması için yapacağımız çalışma bugün 8 Mart çalışmasının bir sonraki parçası, bir sonraki halkası olması açısından önemlidir.

İstikrarlı, sabırlı ve devamlı bir çalışma ile daha fazla kadına ulaşmamız mümkündür.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu