Güncel

Kürt Ulusal Sorununa Sınıfsal Bakış

Son zamanlarda kamuoyunda öne çıkan, içeriği hakkında yorumlar yapılan, tartışılan, en fazla yazılıp çizilen konu şüphesiz ki “Barış” sürecedir.

Esasen bugün ulusal hareket ekseninde gelişen ve şekillenen ve bir savaşın “getirisi’’ yada ‘’kazanımı’’ olarak görülen “Barış süreci”; elbette belli demokratik hakların kazanımı söz konusuysa eğer, belli ilerilikler taşısa da; ulusal ayrılma hakkı noktasında geri bir pozisyondadır.

Elbette ki sınıf savaşımında esas savaş, bundan daha büyük ve geniştir. Günümüzde; sınıf savaşımında bir taraf olan emekçilerin, ezilen, yok saylan etnik, inançsal ve cinsel olarak ötekileştirilenlerin, bu kavgadaki öncüsü ve savunucu olan devrimci hareketler kendisine düşeni, yeterince yerine getirememektedirler. Bu da sınıf mücadelesi açısından ezilenlerin, emekçilerin ve ötekileştirilenlerin cephesinde; geri çekilme, sinme ve hatta karşı devrimci çizgiye teslim olmayı doğurmaktadır. Bu gün ulusal sorun ve ulusal hareketin kendi ideolojisi ve pratiğindeki çelişkiler, son süreçteki “Barış” süreciyle beraber açığa çıkmıştır.

Şu bir gerçekliktir ki; her defasında vurguladığımız gibi, çeşitli ulus ve milliyetlerden Türkiye halkının kurtuluşu; ancak sınıfsız bir dünya mücadelesinde neticelenecektir. Bu da çeşitli ulus ve milliyetlerden Türkiye halkının örgütlü gücüyle olacaktır.

İçerisinde yaşadığımız coğrafyanın nesnel şartları, bizim kim olduğumuz ve ulusal sorun devrimciler nezdinde bilince çıkartılmalıdır. Buradan doğru sınıfsız bir dünya mücadelesinde kurtuluşa kavuşacak halkların örgütlenmesi meselesinde; öncelikle devrimcilerin ulusal sorun çerçevesinde doğru bakış açısı yaratması ve politikalar üreterek şekillenmesi gerekmektedir.

Kürt ulusuna mensup olan bir devrimcinin kendi kültürüne yabancılaşması, salt sınıfsal argümanlarla –ulusal sorunu görmezden gelen tarzda- gitmesi etkili olmayan bir örgütlenme çalışması olarak kalır. Tam da topluma en temel konularda dahi kendi dilinde politika götürmenin yolu; bu kimliğin ve dilin kendisine hâkim olmakla beraber, toplumun kültürel dokularının kavranabilmesini de gerektirir.

Kürt ulusal sorununun geldiği boyut ve aşamanın gösterdiği net bir şey var. o da; Kürt ulusal sorunu; ulusal hareketin değil sınıf mücadelesi veren ve bu bilinçle her alanı kızıllaştıran devrimcilerin de görevidir.

Kürt ulusunun kendi haklarının kazanımı noktasındaki bu cepheyi genişletmek, ilerletmek ve sınıfsal temelde yeni demokratik devrim cephesine taşımak, pratiğimizin can damarlarından birisini oluşturmak zorundadır.

(Dersim’den Özgür Gelecek okuru)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu