Manşet

On binlerce madenci “Taşerona Hayır” dedi

H. Merkezi: 2013 yılının başında 11 madencinin yaşamını yitirdiği kara elmas diyarı Zonguldak’ta hayat durdu. Genel Maden İşçileri Sendikası tarafından düzenlenen “Emeğe Saygı” mitingine binlerce emekçi katıldı

Geçtiğimiz günlerde meydana gelen iş cinayetleri nedeniyle toplam 11 işçinin yaşamını yitirdiği Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde maden işçileri sokağa çıktı.

İşçilerin örgütlü olduğu Genel Maden İşçileri Sendikası’nın iş cinayetleri ve taşeron çalıştırmaya karşı düzenlediği “Emeğe Saygı” mitingine madenci ailelerinde aralarında olduğu on binler katıldı.

 

Kozlu’da saygı duruşu

İşçiler, miting öncesinde geçtiğimiz ay 8 işçinin hayatını kaybettiği Kozlu Maden Ocağı önünde toplanan işçiler burada yaptıkları saygı duruşunun ardından yürüyüşe geçti.

Yürüyüşte sık sık, “Ankara Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri”, “Madencinin feneri sönmeyecek”, “İşçi düşmanı taşeron AKP” sloganları atıldı. İşçilere, KESK, DİSK ve TÜRK-İş’e bağlı sendikaların yanı sıra HDK’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve kurum destek verdi.

25 bin kişinin katıldığı mitingde konuşan Genel Maden-İş Genel Başkanı Eyüp Alabaş,  8 işçinin öldüğü maden kazasının iş cinayeti olduğunun altını çizdi, “İş cinayeti diyoruz. Çünkü biz, daha 2004 yılında, ‘Yeraltında taşeron olmaz’ demiştik. 2005 yılında eylem yaptık. TTK’nın işçi açıklarının giderilmesini ve bu işlerin de eskiden olduğu gibi TTK tarafından yapılmasını istedik. İşçi almadılar. Taşeron şirketin madenlere girmesini engelledik. Ama devlet çalışmalarını sağladı. Sonra 17 Mayıs 2010 faciasını yaşadık. Bu kez de eylem yaparak uyardık. Taşeron işçilerinin Kuruma devredilmesini istedik. Ama ilgililer devam ettirdiler. Taşeron şirketin yeterli iş güvenliği önlemlerini almadığı raporlara yansımasına rağmen devam edildi ve 7 Ocak 2013’ü yaşadık” dedi.

Son 10 yılda taşeron işçi sayısı 4 kat artarak 1.5 milyonu geçtiğine dikkat çeken Alabaş, şöyle konuştu: “Taşeron demek, 12-14 saat çalışmak demek. Mesai kavramı yok, maaş düzeni yok, iş güvencesi yok, kıdem tazminatı yok, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri yok, can güvenliği yok, sigorta primleri düzensiz, sendika yok, toplu sözleşme yok. Daha da önemlisi gelecek güvencesi yok. Yani tam bir vahşi düzen var. Tıpkı, 200 yıl öncesinin vahşi kapitalizmini yaşatıyorlar. Köle düzenini kurmaya çalışıyorlar.

Biz buna sessiz kalacak mıyız?” diye işçilere soran Alabaş, on binlerce işçiden “Hayır” yanıtını aldıktan sonra, bu kez, “Gerekirse üretimden gelen gücümüzü kullanacak mıyız?” diye sordu. İşçiler hep bir ağızdan “Evet” yanıtını verdi.

 

“Taşeron düzeni bir bataklıktır”

“Taşeron düzeni bir bataklıktır ve ıslah edilmesi mümkün değildir” diye konuşan Alabaş, son olarak şunları söyledi: “Yeni bir dünyanın kapısı emekle açılacaktır. Her şey Emeğe Saygı ile başlayacak. İnsanca çalışıp, insanca yaşayacağımız bir düzen kurulacak. Taşeron uygulamalarına son verilecek. Eğer Hükümet, bu uyarıyı dikkate almazsa; Hava-İş direnişiyle başlayan, Şişecam işçilerinin kazanımıyla devam eden, Yatağan maden ve enerji işçilerinin başarısıyla taçlanan bu süreç, her yer Zonguldak’a dönüşerek devam edecektir. Ve işçiler, emekçiler üretimden gelen güçlerini kullanmaktan çekinmeyecektir.

Miting konuşmalarla sona erdi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu