GüncelManşet

RedHack belgeleri ve “Damat”ın eteğinden dökülen taşlar…

23 Eylül’de RedHack, Twitter hesabından attığı tweetlerde Enerji Bakanı ve Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın e-mail adreslerini hacklediklerini ve 26 Eylül gününe kadar Alp Altınörs ve Aslı Erdoğan başta olmak üzere tutuklanan bütün muhalif solcuların serbest bırakılmaması halinde bilgileri ifşe edecekleri açıklandı. Albayrak’ın e-mail adresinin hacklenmesinin ardından RedHack soruşturması kapsamında Taylan Kulaçoğlu, Uğur Cihan Okutulmuş, Ekin Baykal, Abidin Çelik ve Taşkın Yasak gözaltına alındı. Ankara’da bir haftayı aşkın süredir gözaltında tutulan 5 kişi, OHAL’in gözaltında hak ihlalleri ve işkenceyi “yasallaştıran” uygulamalarından yararlanan devlet gözaltındakileri uzun süre avukatları ile görüştürmedi; çıplak arama da dahil olmak üzere fiziksel işkence uyguladı.

RedHack tarafından gözaltında hiçbir üyelerinin olmadığı açıklaması yapılırken taleplerinin karşılanmaması üzerine damat Albayrak’ın e-mail hesabındaki bilgiler teker teker açıklanmaya başladı. DAİŞ-TC işbirliği, devletin burjuva medyayla ilişkisi ve hem içte hem dışta Kürt ulusuna yönelik politikalara dair birçok belgenin yer aldığı e-mailden önemli ve somut gerçekler ortaya saçıldı.

 

Torpil Cumhuriyeti!

Albayrak’ın e-mail adresindeki yazışmalar, TC’nin açılımlarından birinin Torpil Cumhuriyeti olduğunu tekrar ortaya koydu. Albayrak’a yapılmış yüzlerce iş başvurusu, atama, işe alma, CV, görevlendirme bilgilerinin yer aldığı mailde, damadın devlet içerisindeki pozisyonunu açıklıyor. Adeta insan kaynakları müdürü gibi çalışan Albayrak, başvuruda bulunanların tek tek CV’lerini aldıktan sonra eş, dost, akraba ve çeşitli kaynaklara “güvenilirlik sorgulaması” yaptırıyor; ki burada da İsmail Ağa isimli bir cemaatin referans alınması dikkat çekiyor.

 

Muhalifleri fişlemek adına özel bir yapı kurulmuş!

Albayrak’ın görevi sadece bu da değil; “fişleme” konusunda da hassasiyetle çalışıyor. Gazeteci Hilal Kaplan gibi yardımcıları ile beraber Gülen Cemaati’nde yer alan çeşitli kurum ve kuruluşlardaki kişileri açığa çıkarmakla görevli olan Albayrak, muhalif kesimlere yönelik ise ayrı bir bölüm açtırdı!

Albayrak’a yakın olduğu anlaşılan Uğur Temir isimli bir şahsın, eski bir istihbaratçı ile sosyal medyadaki muhalifleri fişlemek için bir yapı kurduğu yönünde bilgilerin yer aldığı mailde Temir isimli şahıs tarafından, “Bilgileri süzerek paylaşacağız. Emniyet, Jandarma İstihbarat. MİT’te yapıyordur bunları elbette ama fişlemek için bizim de elimizde olsun istedik” ifadeleri kullanılıyor.

 

“Tarafsız” medya teşhir olursa…

Geride bıraktığımız günlerde ezilenlerin sesi olan 20’nin üzerinde TV kanalı ve radyoya kapatma kararı getiren devletin, “tarafsız” olarak adlandırdığı burjuva medyaya ilişkin müdahaleleri ise yine açığa çıkan belgeler arasında. Doğan Yayın Grubu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ile yazışmalarda devletin yayın organlarında yer alacak isimlere dahi direkt müdahalesi göze çarpıyor. Bu yazışmalardan birinde Mehmet Ali Yalçındağ’ın Cumhurbaşkanlığı’nda görevli Hasan Doğan’a hitaben yazdığı e-postada genel yayın müdürünün dahi ortak bir şekilde belirlendiği ortaya çıkarken “Sonunda benim sorumluluğumda işi yeni birine teslim edeceğim ama beni zor durumda bırakacak biri olmaması lazım” deniliyor. Yazışmaların ortaya çıkmasının ardından Yalçındağ istifa ederken geriye devletin burjuva medya ile bağı kalmış oldu.

 

Kürtleri “Böl-Parçala-Yönet”ten Cerablus İşgali’ne…

Doğan Medya grubundan sonra Ruşen Çakır’ın da AKP’ye Kürtler hakkında akıl verenlerden olduğu ortaya çıktı. Sabah gazetesinden Yahya Bostan tarafından Serhat Albayrak’a ondan da Berat Albayrak’a iletilen mailde, hükümetin 2011 yılının birinci ayında gizli yaptığı bir toplantıya Ruşen Çakır ve Etyen Mahçupyan’ın katıldığı ve “Böl-Parçala-Yönet” ortak aklının ortaya konulduğu görülüyor. Yaklaşık 6 yıl önce tartışılanlar bugün T. Kürdistanı’nda abluka, katliam ve yıkımlarla hayata geçirildi.

Diğer yandan DAİŞ çeteleriyle işbirliğine dair ise e-mailde önemli veriler var. Cerablus İşgali’ni DAİŞ’e karşı yaptığını dile getiren TC’nin, 2014 yılından bölgedeki Kürt oluşumuna dair politikalarını iç politikalarıyla birleştiren not tam olarak şöyle: “Rojava (Kürtçe batı anlamına geliyor) bölgesindeki olayları dikkatle izlemeye başla. Türk Kürt bölünmesinin motoru tam orası olacak. İŞİD, CB seçiminden sonra oraya yeniden full scale saldıracak.”

Türkiye’den DAİŞ’e yapılan silah sevkıyatı ve cihatçıların kullandıkları yolların yer aldığı fotoğrafın gönderildiği mail, DAİŞ-TC işbirliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu