GüncelManşet

(Röportaj) “Munzur Su’da amaç, sendikayı devre dışı bırakmak!”

Dersim: Munzur Su İşletmeleri’nde çalışan işçilerin başlatmış olduğu grev 1 ayını geride bırakırken Özgür Gelecek gazetesi olarak işyeri temsilcisi ve aynı zamanda grev sözcüsü Deniz Erdoğan ile grev hakkında röportaj gerçekleştirdik.

– Sizi bu greve iten nedenler hakkında bilgi verebilir misiniz?

– 31 Temmuz’da Munzur Su A.Ş. ile Disk Gıda-İş Sendikası arasında başlayan toplu iş görüşmelerinin son toplantısı 26 Ekim 2015 tarihinde gerçekleşti. 26 Ekim günü gerçekleşen görüşmede bize sunulan maaş, ikramiye ve yakıt yardımı önerilerini yılbaşında 250 TL’lik gıda yardımı ve 1 Mayıs’ta 250 TL’lik bayram ikramiyesi verilmesi halinde kabul edeceğimizi söyledik. Ancak yönetim kendi önerileri dışındaki hiçbir talebi kabul etmeyerek görüşmeyi 10 dakika içerisinde bitirdi. Bizler bu taleplerimizin kabul edilmesi için meşru hakkımız olan “üretimi durdurma” hakkımızı kullandık ve 28 Ekim günü üretimi durdurduk.

– Başlatmış olduğunuz grev süresince yönetim ile görüşmeleriniz oldu mu?

– Grev süresince şirket ortakları ile telefon vb. araçlarla görüşmelerimiz oldu. Bize grevi durdurma çağrısında bulundular. Taleplerimizi Yönetim Kurulu’na kabul ettireceklerini söylediler. Daha sonrasında eski yöneticilerden 2 kişi ile sendikamızın merkez yönetimi bir görüşme yaptı. Bizim taleplerimizi yönetime kabul ettireceklerini ama öncesinde işçilerin iş başı yapması gerektiğini söylediler. Toplantıda şirket ortaklarından biri “Yönetime kabul ettireceğimiz noktasında kesin bir söz vermeyiz” dedi. Bizler de toplu iş sözleşmesi taslağının imzalanması koşulu ile iş başı yapabileceğimizi söyledik ve bunu söylememizin ardından 7 arkadaşımızın “kanunsuz grev” nedeni ile iş haklarının feshedildiği yönünde telefonlarımıza mesaj geldi. Bu fesih kararı noter kanalı ile iççilere tebliğ edildi.

– 7 kişinin iş hakları fesh edildikten sonra diğer işçilerin tepkisi ne oldu? Yönetimin işçilere herhangi bir teklifi oldu mu?

– Bütün arkadaşlarla o sabah iş yerinde toplanarak bu işten çıkarmaların mücadelemizi kırmak, bizleri pasifize etmek amacı ile yapıldığını konuştuk. Birliğimizi koruyarak mücadeleyi kazanana kadar devam etme kararı verdik. Şirket yönetimi işten atılanların işe kesinlikle alınmayacağını, geri kalanlar ile diğer konularda anlaşabileceklerini, bunu bireysel sözleşmelerle yazılı hale getireceklerini söylediler. Sendikayı muhatap almayacaklarını söylediler. Bu öneri karşısında işçiler tutumlarını değiştirmeyerek mücadeleye devam edeceklerini bildirdiler.

– Son süreçte neler yaşandı peki?

– Bu grev süresince gerek kamuoyunu yanıltma, gerek grevi kırma ve işçileri bezdirmek adına ne gerekiyorsa yönetim onu yaptı. Tuvaletler kullanıma kapatıldı, işçiler işten atıldı, sendikayı asla tanımayacaklarını söylediler, fabrikayı kapatmakla tehdit ettiler… Bütün bunlara rağmen işçiler bir an olsun mücadeleyi bırakmadılar. Tam tersine mücadelemiz büyüdü. Son süreçte ise 7 işçiyi tekrar işe alacaklarını, yakıt olarak da yarım ton kömür ya da 2.5 ster odun vereceklerini, yılbaşında ve 1 Mayıs’ta 200 TL vereceklerini söylediler. Ama bunları sendika ile değil, işçilerle sözleşme yaparak sağlayacaklarını; sendikayı tanımadıklarını belirttiler. Bizler de bu son önerileri kabul edebileceğimizi ama sendika ile toplu iş sözleşmesi yaparak anlaşabileceğimizi söyledik. Yönetim kurulu son gelinen aşamada geçmişte kabul etmediği talepleri şimdi kabul ederek asıl amacını ortaya koymuştur. O da, sendikayı devre dışı bırakmaktır. 25 Kasım 2015 tarihinde bütün maddelerde karşılıklı anlaşmaya varılmışken sadece sendikanın tanınması noktasında anlaşmaya varılamaması da bunun örneğidir.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu