Güncel

Cumartesi Anneleri 24.yılında | İnsanlık Suçlarını Haykırmaya Devam Edeceğiz!

Cumartesi Anneleri yaptıkları 739. Hafta basın açıklamasıyla, hak arama mücadelesinde 24’üncü yılına girdi

İstanbul: 40 haftadır Galatasaray Meydanı’na çıkması yasaklanan Cumartesi Anneleri eyleminin 739’uncu hafta basın açıklaması İnsan Hakları Derneği(İHD) İstanbul Şubesi’nde yapıldı. Eylem öncesi ve eylem sırasında İHD’nin bulunduğu sokak sabah saatlerinden yoğun polis ablukasındaydı. Bu haftaki eylemle birlikte Cumartesi Anneleri; kayıplarını arama mücadelesinde 24’ncü mücadele yılına girdi.

Bu haftaki açıklamaya CHP milletvekilleri Ali Haydar Hakverdi ile Sezgin Tanrıkulu ve HDP milletvekilleri Oya Ersoy ile Gülistan Kılıç Koçyiğit de katılarak destek verdi.

‘Galatasaray bir hafıza mekanıdır’

Basın açıklamasını Cumartesi Anneleri adına Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak okudu. Ocak Cumartesi Anneleri’nin 24 yıldır alanlarda olduğunu, alanlarda hakikate ve adalete sahip çıktıklarını vurguladı;

“Galatasaray’ı bir hafıza mekanına dönüştürdük.  İnkar edilen, unutturulmak istenen kayıplar gerçeğini Galatasaray’da canlı tuttuk. Devletin kaybetme politikasını Galatasaray’dan yükselttiğimiz mücadeleyle durdurduk.  Kaybetme suçunun ve kaybedilenlerin Galatasaray üzerinden kolektif bellekte yer alması için mücadele ettik”

Devletin 40 haftadır kendi adaletinin dahi çiğneyerek Galatasaray Meydanı’nı yasakladığını vurgulayan Ocak buna rağmen Cumartesi Anneleri’nin mücadelesinin hiçbir şekilde engellenemeyeceğinin altını çizdi. Ocak “Çünkü biz bugüne yasakları aşa aşa geldik. Çünkü Antigone’den bu yana mezarsız sevdikleri için adalet isteyenlerin seslerini engellemeye hiçbir güç yetmedi, yetmeyecek. Çünkü insan iradesini bastırabilecek bir silah henüz icat edilmedi”

‘Vicdan kazanacak, biz kazanacağız’

İktidarın annelerin sesinin duymak istemediğini, çünkü iktidarın sorumluları yargılamama sorumluluğunu yerine getirmediğini vurgulayan Ocak, Türkiye’nin hiçbir zaman demokratik bir ülke olamadığını kaydetti.

Son olarak tüm baskı ve yasaklamalara rağmen Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini belirten Ocak “Hukuksuzluğa, cezasızlığa ve ağır hak ihlallerine itirazımızı sürdüreceğiz. İhtiyacımız olan tek şey umutsuzluğa kapılmadan vazgeçmeme kararlılığımızı sürdürmek. Biliyoruz vazgeçmezsek eninde sonunda kötülüğe karşı iyilik kazanacak, vicdan kazanacak, biz kazanacağız” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

Unutturmayacağız, vazgeçmeyeceğiz!

1980 dönemi kayıplarından Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren konuşma yaptı. 24 yıl boyunca kayıplar için hakikat ve adalet mücadelesi yürüttüklerini dile getiren Eren, 40 haftadır Galatasaray Meydanı’nın kendilerine yasaklandığını belirterek şöyle konuştu:

“Siz istediğiniz kadar yasaklayın. Biz her hafta birbirimizden ‘Unutmayacağız, unutturmayacağız, vazgeçmeyeceğiz’ diyerek ayrılıyoruz. Biz bu adalet arayışımıza, bu hukuksuzluğa bir yenisini daha ekledik. Artık Galatasaray Meydanı için de mücadele ediyoruz. Bir gün kayıplarımızın akıbetini öğreneceğiz ve failler bizimle yüzleşecek. Taleplerimiz karşılanıncaya kadar unutmayacağız, unutturmayacağız, vazgeçmeyeceğiz.”

Yüksekovalı kayıp yakınları adına konuşan Tayyup Canan, “Bugün farklı olarak vicdansızları da selamlıyorum, vicdanları biraz sızlasın diye” dedi. Bunu gelecekleri, çocukları, kayıpları ve insanlık adına söylediğini belirten Canan, şöyle devam etti:

‘Adalet diye bir şey kalmadı’

“Biraz vicdana gelsinler, empati yapsınlar. 90’lı yıllardan bahsederken aklımıza ilk gelen şudur; Beyaz Toroslar. O dönemin Beyaz Toroslarına sarkık bıyıklılar tarafından bindirilen insanlar, evlerine bir daha dönemediler. Ya asit kuyularına atıldılar ya bir menfezin altına atıldılar ya da başlarına kurşun sıkıldı. Dönenler nasıl döndü peki? Şöyle örnek vereyim; babamı başına 7 kurşun sıkılmış halde, bir bayram günü bize ‘bayram hediyesi’olarak verdiler. Bunun amacı neydi peki? Bence bu vicdansızlar, bu Yüksekova çetesi bayramları bile kutlamamamızı istediler. Biz 24 yıldır bu meydanlarda bağırıyoruz ama bu meydanlara çok hayran değiliz, gelmek de istemiyoruz. Bizim mücadelemiz hak, hukuk ve adalet mücadelesidir. Babamın mahkemesinde failler beraat etti. Ama AİHM ne dedi biliyor musunuz? ‘Bu kararı verenler biraz da vicdan muhasebesini yapsınlar, gülünç bir karar’ dedi. Evrensel hukuk kurallarının uygulanmasını istiyoruz.”

Kayıp Hüseyin Taşkaya’nın oğlu Şerif Taşkaya, savcıların hakimlerin kendilerini hiç dinlemediklerini, insan yerine bile koymadıklarını ifade ederek “Kayıplar sanki yokmuş gibi hareket ettiler. Kayıplarımızı Beyaz Toroslara bindirerek katleden katiller neyse siz de osunuz” dedi. Bugün insanların karamsar, umutsuz olduğunu vurgulayan Taşkaya, “Çünkü adaleti uygulayacak olanlar sizlerdiniz, ama geldiğimiz noktada adalet diye bir şey de kalmadı. Biz adalet ve barış istiyoruz.” şeklinde konuştu.

‘İnsanlık suçlarını haykırmaya devam edeceğiz’

Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır, yarım aşırı geride bırakmış bir insan olduğunu ifade etti. Devasa adalet saraylarını gördüğünü, sürgünler yaşadığını dile getiren Kırbayır, her şeyi gördüğünü fakat adaleti göremediğini söyledi. Galatasaray Meydanı’nın annelerinin, aralarından ayrılanların musalla taşı olduğunu vurgulayan Kırbayır, şöyle seslendi:

“Aramızdan ayrılanlara söz vermiştik; bu mücadeleyi bu alanda sürdüreceğiz. Şimdi bizi bu iki duvar arasında sıkıştırmanın mantığı ne? Vicdan bunun neresinde? Bir kez daha Galatasaray Meydanı’nın bizlere açılması konusunda ısrarcı olduğumuzu bildiriyoruz.”

Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak ise 24 yıl önce babası Baba Ocak’ın Galatasaray’dan “Ben oğlum için burada adalet istiyorum. Kimin ne kaybı yaşandıysa, kimin nasıl hakkı hukuku ihlal edildiyse onu da yanıma çağırıyorum” şeklinde seslenişini hatırlattı. Kendilerinin ve ailelerinin büyüdüğünü dile getiren Ocak, şunları kaydetti:

“Edirne’den Kars’a, Diyarbakır’dan İzmir’e, Adana’dan Samsun’a kadar birçok dostumuz oldu. Ailemiz büyüdü ama haklardan ve özgürlüklerden daha da mahrum kaldık. Belki 2000’li yıllardan sonra Cumartesi Anneleri artmadı; ama adaletsizlikler, hukuksuzluklar çığ gibi büyüdü. Biz artık buna tahammül edemiyoruz. Sesimiz soluğumuz Galatasaray’dan kesilmek isteniyor. Adalet aramaya ve insanlık suçlarını haykırmaya devam edeceğiz.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu