GüncelManşet

YENİ DEMOKRAT GENÇLİK | Gözaltılarla, kaçırmalarla yıldıramazsınız

Yeni Demokrat Gençlik okuru Fatmanur Cantürk ve ailesinin, sistemli bir şekilde maruz bırakıldığı polis tacizi ve kaçırılmasına ilişkin Yeni Demokrat Gençlik ve Sosyalist Öğrenci Hareketi Ankara İHD Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi.

Ankara: Yeni Demokrat Gençlik okuru Fatmanur Cantürk’ün sistemli bir şekilde polis tacizine-şiddetine ve kaçırılmasına ilişkin Yeni Demokrat Gençlik(YDG) ve Sosyalist Öğrenci Hareketi(SÖH) bugün (28 Mart) İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.

 

Önce ajanlık dayatması, kabul etmezsen, “aile ziyareti”

Yapılan ortak açıklamada, devletin devrimci, demokrat ve yurtseverlere karşı saldırıya geçtiği bir dönem olduğuna dikkat çekilerek, 15 Temmuz 2016’dan bu güne baskı ve sindirme politikasıyla yüzlerce insanın gözaltına alınarak, tutuklandığı belirtildi. Devletin kendisine yönelik bütün muhalif sesleri yok etmeye çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, baskı ve sindirme politikalarının bir ürünü olan polis tacizi ve kaçırmaların da gün geçtikçe yaygınlaştığı söylendi. En son Ankara’da bir SGDF üyesinin kendisini KGT olarak tanıtan silahlı çeteler tarafından kaçırılmasının ardından yine Ankara’da Ankara Üniversitesi öğrencisi Yeni Demokrat Gençlik(YDG) Dergisi okuru Fatmanur Cantürk’ün polis tarafından 25 Aralık 2017 tarihinde kaçırılarak tehdit ve ajanlık dayatmasında bulundukları söyledi. Ajanlık dayatmalarının ardından “tekrar görüşeceğiz” denilerek sistemli bir şekilde sürdürülen polis tacizinin en son Ankara Newroz Mitinginde tekrar yaşandığı belirtilen açıklamada, Ankara ve İstanbul polisinin birlikte çalışarak Cantürk’ün Newroz’da polisler tarafından çekilen fotoğraflarının İstanbul’da ailesine gösterildiği belirtilerek, aileyi tehdit ve taciz edildiği ifade edildi.

 

Okurumuzun başına bir şey gelirse İstanbul ve Ankara Emniyeti sorumludur!

Yeni Demokrat Gençlik adına yapılan konuşmada ise “Bizler bir kez daha tekrar ediyoruz bizi gözaltılarla, kaçırmalarla, tutuklamalarla korkutamaz, satın alamaz ve yıldıramazsınız. Bizler gücümüzü verdiğimiz demokrasi mücadelesinin haklılığından alıyoruz ve bu mücadeleyi yürütmekten bir gün dahi geri durmayacağız. Tacizlerinize boyun eğmeyeceğiz. Kamuoyuna duyuruyoruz okurumuzun başına bir şey gelirse bundan başta Ankara Emniyeti ve daha sonra İstanbul Emniyeti sorumludur” ifadesi kullanıldı.

 

Hakkında arama kararı var denilerek zorla araca bindirildi

YDG okuru Fatmanur Cantürk ise yaşadığı süreci şöyle anlattı: “İlk olarak geçtiğimiz yıl Temmuz-Ağustos aylarında ailemi telefonla arayarak tehdit ve taciz ettiler ‘kızınız terörist, olan size olur’ gibi sözlerle ailemi bana karşı kışkırtarak bu tacizleri bir süre devam ettirdiler. 3-4 aylık bir aranın ardından 25 Aralık 2017’de 18:10 sularında kaldığım yurdun önünde bekletilen sivil araçtan çıkan sivil polislerce ‘hakkında arama kararı var’ diye düzmece bir arama kararı göstererek bana ‘savcılığa gideceğiz’ dediler ve telefonuma ve de tüm kişisel eşyalarıma el koyarak beni araca bindirdiler. Aracın hareket etmesiyle birlikte ‘seninle biraz sohbet edeceğiz’ diye söze giren polis, politik kimliğimle ve katıldığım demokratik eylemlerle ilgili sorular sormaya başladı daha sonra 2017’de Ankara’da katılmış olduğum 1 Mayıs ve 2 Temmuz mitinglerinde polislerce çekilen YDG ve PARTİZAN flamalı fotoğraflarım bana gösterilerek ‘biz bu flamayı tutanların başına ne geldiğini çok iyi biliyoruz’ dediler.

 

Polisten ajanlık dayatması “Ne mezun olursun ne de çalışabilirsin”

“Daha sonra polisler 16-17 Aralık’ta gerçekleşen Yeni Demokrat Gençlik 12. Konferansına katılmamla ve Konferansla ilgili sorular sormaya başladılar ‘biz kimin ne yaptığını çok iyi biliyoruz senden duymak istiyoruz’ diyerek ısrarlarını sürdürdüler. Bu sırada araçta biri kadın dört sivil polis vardı aracı karanlık fakat açık bir otoparka çekmişlerdi aracın farlarından başka çevrede ışık yoktu. ‘Savcılığa gitmeyecek miydik?’ diye sormamın üzerine ‘bizce sen niye burada olduğumuzu çok iyi anladın’ diyerek ajanlık teklifinde bulundular, daha sonra ‘biz seni bugün yurdun önünden aldık bir gece ansızın gelmesini de biliriz, devletin yurdunda kalıyorsun attırmasını da biliriz, okuldan mezun olmayı düşünüyorsun istesek mezun da ettirmeyiz, hangi işe girersen gir seni çalıştırmayız, sen bu sadece seninle mi sınırlı kalacak sanıyorsun bütün aileni bulur her yerde önlerine çıkarız, devlet seni fişledi’ tehditlerinin ardından sürekli olarak ‘faaliyeti bırak, bize kuryelik yap, biz de sana yardımcı olalım’ dayatmalarına ‘böyle bir şey yapmayacağım’ diye karşılık verdiğimde sözü katıldığım demokratik eylemlere getirdiler ve ‘devlet hepinizi biliyor, hepinizi tek tek alacağız’ diye tehdit ederek ‘ensende olacağız sonra tekrar görüşeceğiz, bir bakarsın yolda yürürken kolundan tutup çevirmişiz’ sözlerinin ardından bir süredir gerçekleştirdikleri fiziki takibi de hatırlatarak 20:00 sularında beni aldıkları yere geri bıraktılar.”

 

Polisten aileye, “Ya TEM’e götürürsün ya da başına bir şey gelir”

Cantürk, sistemli bir şekilde polis tacizine maruz kalmış son olarak Ankara’da düzenlenen Newroz mitinginde polisler tarafından çekilen fotoğrafları İstanbul’da yaşayan ailesine gösterildi. Polisler, aileyi tehdit ve taciz ederek, Cantürk’ün ailesini, “sonu kötü olur, okul falan bitiremez” diyerek taciz etti. Ayrıca aile kızlarını Ankara TEM Şube’ye götürmeleri yoksa başlarına bir şey geleceği konusunda da tehdit edildi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu