Manşet

“Zimanê me û rûmeta me ye”

H. Merkezi: KURDİ-DER ve Eğitim Sen öncülüğünde 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü nedeniyle Ankara, Adana, Van, Çaldıran, Başkale, Erciş, Hakkari, Yüksekova, Şemdinli, Diyarbakır, Silvan, Ergani, Bismil, Mardin, Kızıltepe, Derik, Nusaybin, Cizre, Silopi, Urfa, Batman, İzmir, Muş, Malazgirt, Tatvan il ve ilçelerinde yürüyüş ve açıklamalar yapıldı. Açıklamalarda, Kürtçenin ilköğretimden üniversiteye kadar eğitim dili olması ve anayasal güvence altına alınması istendi. On binlerce kişi “Zimanê me hebûna me û rûmeta me ye” dedi. Diyarbakır ve çevresinde yapılan açıklamalarda ise Cumartesi günü Diyarbakır’da yapılacak olan anadil mitingine katılım çağrısında bulunuldu.

 

ANKARA

Eğitim Sen Genel Merkezi Uluslararası Anadil Günü’ne ilişkin genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, Eğitim Sen MYK üyeleri Abdullah Karahan, Betül Korkut, Tuğrul Culfa katıldı. Toplantıda konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, 19 Şubat’ta 28 ilde KESK’e yönelik operasyonu hatırlattı. 151 KESK üyesinin gözaltına alınmasına tepki gösteren Yıldız, “Kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran yasal düzenlemelerin gündemde olduğu bir dönemde, bu saldırıların gerçekleşmesi ise oldukça manidardır” dedi.

HDK’nin düzenlendiği Karadeniz gezisine ve gezi sırasında Sinop’ta yapılan saldırıya da değinen Yıldız, “Karadeniz’de milletvekillerini linç etmeye çalışan ve onların bu tutumunu destekleyen güçler, ülkemizde kalıcı barışı ve demokrasiyi istemeyenlerdir. İçerde ve dışarıda savaş çığırtkanlığı yapanlardır” dedi. 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü’nün taşıdığı anlama işaret eden Yıldız, anadilde eğitime ilişkin yaygın ve güçlü bir toplumsal talebin oluşması karşısında AKP hükümetinin oyalamacı bir yaklaşımla, okullara seçmeli anadil eğitim dersi koyduğunu söyledi. Seçmeli ders yaklaşımının pek çok açıdan kabul edilemez bir yaklaşım olduğunu belirten Yıldız, “Çocukların anadillerini okullarda seçmeli ders ile öğrenmelerini beklemek gerçekçi olmadığı gibi yasaklayıcı niteliktedir. Çocukların zaten bildikleri anadillerini öğretecek seçmeli derslere değil, anadillerinde eğitim yapmaya, eğitimde anadillerinde yer verilmesine, bütün dillere eşit değer verilmesine ihtiyacı bulunmaktadır” dedi. Sendika olarak anadilde eğitim konusunda bu oyalamacı yaklaşımı doğru ve sorunu çözücü bulmadıklarını dile getiren Yıldız, bir an önce anadil için gerekli alt yapı çalışmalarına başlanmasını talep etti. Anadilde eğitiminin bölücü bir talep olmadığı vurgusunu yapan Yıldız, tersine talebin birleştirici olacağını söyledi.

 

ADANA

Adana’da Halkların Demokratik Kongresi (HDK), İHD ve KURDİ-DER Adana şubeleri, 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü dolayısıyla İnönü Parkı’nda kitlesel açıklama yaptı. BDP, EMEP, KESK, DİSK ve kimi sivil toplum örgütleri ile yurttaşların da destek verdiği açıklamada “Anadilin kullanımı önündeki tüm engeller kaldırılsın dil yasağı son bulsun” pankartı ile “Jiyan bi kurdî xweş e”, “Ziman hebûna me ye hun nikarin me tune bikin”, “Em perwerdeya bi kurdî dixwazin”, “Bê ziman jiyan nabe” yazılı dövizler taşındı. Sık sık “Anadil haktır engellenemez”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Zimanê me rûmeta meye” ve “Bê ziman jiyan nabe” sloganlarının atıldığı etkinlikte Kürtçe, Türkçe, Arapça, Lazca ve Dimilkî açıklama yapıldı. İlk olarak açıklamayı Türkçe yapan Adana HDK Yürütme Kurulu Üyesi Güven Boğa, UNESCO`nun yayınladığı Dünya Dilleri Atlası`na göre dünyada konuşulan 6 bin dilin yarısının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Dilin kuşaktan kuşağa aktarılması, dilin öğrenilmesi, o dilde okuma yazma öğrenilmesi için gerekli materyallerin varlığının sağlanması gerektiğini dile getiren Boğa, Türkiye’nin bunları sağması bir yana dili koruma programının dahi olmadığına işaret etti. Boğa açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Çeşitlilik içinde birliğin ve uyumun sağlanacağı, dillerden korkulmayacağı günler dileğiyle 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü kutlu olsun.” Boğa’nın ardından, Bahriye Kelleci Arapça, Hüsnü Şatır Lazca ve KURDİ-DER Adana Şube Yönetim Kurulu Üyesi Gıyasettin Gümüş ise açıklamayı Kürtçe yaptı. Etkinlik sloganlar eşliğinde sona erdi.

 

VAN

KURDİ-DER ve Eğitim Sen Van şubeleri tarafından yürüyüş düzenlendi. Musa Anter Barış Parkı önünde bir araya gelen ve aralarında BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, BDP Van İl Örgütü, Van Belediye Başkan Vekili Sabri Abi, BDP MYK Üyesi Nejla Yıldırım, PM Üyesi İhsan Coşkun, KESK, DİSK, Genel-İş, Van Barış Anneleri İnisiyatifi, TUYAD-DER, GÖÇ-DER, MEYA-DER, EMEP’in de bulunduğu bini aşkın yurttaşın katıldığı yürüyüş polis tarafından engellendi. Yurttaşlar yolu trafiğe kapatarak polisi protesto etti. Devam eden bekleyiş sırasında kitle halaylar çekerek sık sık, “Bê ziman jiyan nabe”, “Kürt halkı uyuma diline sahip çık”, “Anadile değil, lince barikat”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Bê Serok jiyan nabe” sloganları attı. Polis barikatını aşan yurttaşlar Musa Anter Barış Parkı’ndan, Feqiyê Teyran Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca kitle dilin önemine işaret eden sloganlar atarak, Kurmancî, Dimilkî ve Ermenice yazılı “Dil yaşamdır”, “Dil ana sütü gibi helaldir” dövizleri taşıdı. Açıklamayı Kürtçe yapan KURDİ-DER Meclis Sözcüsü Xece İke, Sanat Sokağı’nda Kürtçe kitap satışı yapan iki arkadaşlarının polisler tarafından gözaltına alındığını belirterek, yaşanan durumu kınadı. İke, “AKP hükümetinin bu baskıcı politikalarını asla kabul etmeyeceğiz” dedi. Ardından söz alan BDP Van İl Başkanı Musa İtah, “Bir ulusun dili, kimliğidir kimse kimliğimizi alamaz” dedi. İtah, polis engeline tepki göstererek, “Bugün dünya dil günü ve Kürt halkının dili hala yasaklı, hala özgürce konuşamıyor. Bizler dilimizi yaşatmak için hiç yılmadan mücadelemize devam edeceğiz” dedi. BDP Van Milletvekili Nazmi Gür de, PKK lideri Abdullah Öcalan ile yeniden başlatılan görüşmelere değinerek, “Umut ediyorum ki onurlu bir barışa vesile olur “dedi.

 

ÇALDIRAN

Van’ın Çaldıran ilçesinde BDP İlçe binası önünde basın açıklaması yapıldı. BDP’li seçilmişlerin yanı sıra ilçedeki sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, “Zimanê me azadiya me ye” pankartı açıldı. “Bê ziman jiyan nabe” sloganının atıldığı açıklamada Kürtçe konuşan BDP İlçe Başkanı Abbas Atsak, Kürt dili üzerinde yıllardır büyük bir asimilasyon uygulandığını belirterek, Kürt halkına asimilasyona karşı diline sahip çıkma çağrısında bulundu. Açıklamanın ardından BDP İlçe binası önündeki stantta Kürtçe kitaplar sergilendi.

 

BAŞKALE

Başkale’de Uluslararası Anadil Günü nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlendi. KURDİ-DER Şubesi’nde bir araya gelen ve aralarında BDP Başkale İlçe Başkanı Senar Yeşilırmak, Başkale Belediye Başkanı Hecer Sarıhan, KURDİ-DER Şube Başkanı Ertuğrul Korkmaz, MEYA-DER üyelerinin de bulunduğu kalabalık bir grup, ilk olarak esnafı dolaşarak Kürtçe yazılı bildiriler dağıtarak yurttaşlara dillerine sahip çıkma çağrısında bulundu. Bildirilerden sonra ilçe merkezinde açık bir alanda sembolik olarak Kürtçe ders verildi. Ders sonrası açıklama yapan KURDİ-DER Şube Başkanı Korkmaz, Kürt dilinin yıllarca yasaklamalara maruz kaldığını hatırlatarak, yasaklara rağmen dilin bugüne geldiğini belirtti. Açıklamada yurttaşlara Kürtçe kurslara katılım çağrısında bulunuldu.

 

zimane me rumeta meyee2ERCİŞ

Van’ın Erciş ilçesinde Anadil Günü’ne ilişkin açıklaması yapıldı. Açıklamaya KURDİ-DER, BDP ve ilçedeki sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. KURDİ-DER Şubesi önünde bir araya gelen yurttaşlar, Zilan Parkı’na kadar yürüyüş düzenledi. Osman Sebrî, Musa Anter, Ahmedê Xanê gibi bir çok Kürt aydının fotoğraflarının taşındığı yürüyüşte Kürtçe, Türkçe, Çince, Arapça ve İngilizce yazılı “Zimanê me rumeta meye” pankartı açıldı. Yürüyüş sonrası parkta yapılan bir dakikalık saygı duruşundan sonra açıklama yapan KURDİ-DER Erciş Şube Başkanı Cevdet Zilanlı, yıllardır Türkiye’de Kürt dili üzerinde imha inkar politikalarının yürütüldüğünü belirtti. Kürt diline yönelik baskıların sürdüğüne de dikkat çeken Zilanlı, Kürtçenin anayasal güvence altına alınmasını istedi.

 

HAKKARİ

Hakkari’de Anadil Günü nedeniyle BDP İl binası önünde toplanan binlerce yurttaş, Belediye binası önüne kadar yürüyüş düzenledi. Kentteki sivil toplum örgütü temsilcileri, belediye, BDP seçilmişlerinin de katıldığı yürüyüşte kitlenin büyük bölümünün yöresel kıyafetler giymesi dikkat çekerken, “Kurdino yan bi kurdî biaxifin, bixwînin û binivîsînin an jî ne bêjin em kurdin”, “21’ê Sibatê roja zimanê zikmaki ye li dinyayê bîroz be”, “Anadilde eğitim halkların varlığının temelidir” pankartları açıldı. Yürüyüşte geçtiğimiz günlerde Çukurca’da çıkan çatışmada yaşamını yitiren HPG’li Emrah Kaya’nın posteri taşındı. Özgürlük ve demokrasi yolunda yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunun ardından KURDİ-DER Hakkari Şube Eş Başkanı Vasfi Ak açıklama yaptı. Ak, “Yüzlerce yıldır her alanda dilimiz yok edilmeye çalışıldı. Bizler de anadilimize sahip çıkarak varlığımıza sahip çıkacağız” dedi. Yapılan açıklamanın ardından kitle Feqiyê Teyran Kültür Merkezi’nde KURDİ-DER yöneticilerinden Mamoste Ali Aslan (ElîŞêr) ve Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu’nun konuşmacı olarak katıldıkları panele katıldı.

 

YÜKSEKOVA

KURDİ-Der Yüksekova Şubesi, Oslo Oteli önünden Eski Cezaevi kavşağına kadar yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe BDP PM üyesi Abdin Eniş, BDP İlçe Başkanı Nail Durmaz, Yüksekova Belediye Başkanı Ercan Bora, TZPKurdî Serhat Koordinatörü Besim Baykal, sivil toplum örgütü temsilcileri ve binlerce yurttaş katıldı. Yürüyüş sırasında yasaklı W,X,Q harfleri ile “Hindî ku ziman qedexe bin, çek ji hole ranabin (Diller yasaklı olduğu müddetçe silahlar susmaz)” pankartı açılırken, Kürt dilinin önemini anlatan çok sayıda döviz taşındı. Sloganlar eşliğinde yapılan yürüyüşten sonra açıklama yapan KURDİ-DER yöneticisi Deniz Bülbin, Kürt dilinin yasal güvence altına alınarak, anadil önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılmasını istedi. Bülbin, Kalıcı barışın sağlanması için Kürt halkına mücadele çağrısında bulundu.

 

ŞEMDİNLİ

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde KURDİ-DER binası önünde bir araya gelen yurttaşlar, yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. KURDİ-DER Şubesi önünde bir araya gelen kitle BDP İlçe binası önüne kadar yürüyüş yaptı. “Zimanên xelkê wek cil û bergên mirov in, lê zimanê mirov jî wek çermê mirov e”, “Zimanên we, rengên we ayetên xwede ne – Sureya Rûm-22” pankartların açıldığı yürüyüş sonrası açıklama yapan KURDİ-DER Şemdinli Şube Başkanı Hamza Arslan, “Ülkemizde diller yok ediliyor. Tarihi geçmişi olan Kürt dili 1923’te Cumhuriyetin kurulmasıyla yasaklanmıştır. Son 15 yıldır bütün baskılar ve yasaklamalara rağmen, TZPKurdî ve KURDİ-DER tarafından eğitim atölyelerinde binlerce Kürtçe anadil eğitmeni yetiştirilmektedir. Biz de bütün her yerde olduğu gibi Kürt dilini korumak ve ileriye taşımak için ‘dilimiz değerimizdir’ şiarıyla mücadelemizi bütün alanlarda devam ettireceğiz” dedi.

 

DİYARBAKIR

KURDÎ-DER ve Eğitim Sen Diyarbakır şubeleri öncülüğünde, 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü’ne ilişkin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Konukevi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Hakların Demokratik Kongresi (HDK), KESK Diyarbakır Şubeler Platformu, KESK’e bağlı sendikalar ve sivil toplum kuruluşları ile yüzlerce yurttaş katıldı. Kürtçe ve Kürtçenin Dimlkî lehçesinde “Roja zimanê zikmakî ya cîhanê pîroz be. Roja zıwanê daye ya cîhanî pîroze bo” pankartının açıldığı açıklamada “Bê ziman jiyan na be” ve “Ziman jiyan azadî” sloganları atıldı. Açıklamaya katılanlar “Bi kurdî binivîse”, “Bi kurdî nasname yo”, “Bi kurdî bifikire” ve “Ziman hebun e” yazılı beyaz önlükler giyerken, ilk olarak Kürtçe bir konuşma yapan Eğitim Sen Başkanı Kasım Birtek, Berfo Ana’nın yaşamını yitirmesinden dolayı üzüntülü olduklarını ifade ederek Berfo Ana’nın 30 yılı aşkındır sadece faili meçhul olan oğlunun kemiklerini bulmak için mücadele ettiğini ve buna yaşının yetmediğini dile getirdi.

Devletin Kürt dilinin konuşulmaması için büyük bir çaba harcadığını belirten Birtek, “Biz kendi anadilimize sahip çıkarak devletin bu kirli politikalarını boşa çıkardık. Cumartesi günü İstasyon Meydanı’nda da binlerce kişiyle bir araya gelerek bir daha kendi dilimize sahip çıkacağız” dedi. PKK Lideri Abdullah Öcalan ile İmralı’da yapılan görüşmelerin önemli olduğunu ifade eden Birtek, “Herkes devletinin iyi olup olmadığını soruyor. Biz çok iyi biliyoruz ki devletin niyeti iyi olmaz” şeklinde konuştu. Birtek’in ardından basın metnini okuyan KURDİ-DER Genel Başkanı Sebahattin Gültekin, her özel gün gibi anadil gününün de özel olmasının sebebi olduğunu vurgulayarak, “Egemenler tarafından tek dil adına, anadil ve kültürümüzü inkar ettiler ve yok saydılar. Halk ve ezilen uluslar bu yanlış anlayışa karşı mücadele etti ve edecek. Bu duygu ve düşüncelerle biz, bütün emekçi, devrimci Kürt dilini büyük zorluklarla bugünlere yetiştiren ve Kürt dili için kutsal bir emek veren herkese minnettarlığımızı sunar ve onların önünde eğiliyoruz. Bu nedenle Uluslararası Dünya Anadil Günü’nü özellikle Kürt halkına ve asimile olmuş bütün dillerin gününü kutluyorum” dedi.

Daha sonra konuşan BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, anadil gününün önemli bir gün olduğunu kaydederek, “Bugün bütün dünya dilleri, özellikle de Kürt dili için kutlu olsun. Hiçbir halk anadilsiz yaşamaz. 70-80 yıldır Kürtlerin üzerinde devam eden zulüm ve zorlukları kimse görmüyor. Kim kör görmüyor, kim sağır duymuyor bunu” diye konuştu.

 

SİLVAN

Eğitim Sen Silvan Temsilciği üyeleri, Silvan Hükümet Konağı önünde bir araya gelerek 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü’ne ilişkin açıklama yaptı. Açıklamaya Eğitim Sen üyeleri, KURDİ-DER, Meya Kadın Merkezi yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. “Bê ziman jiyan nabê” ve “Zimanê me rûmeta meye” sloganlarını atan kitle adına basın açıklamasını Silvan Eğitim Sen Temsilcisi Mehmet Şirin Acır yaptı. Konuşmasına 1952 yılında Bangla dilinin resmi dil olması talebinden dolayı katledilen 5 öğrenciyi anarak başlayan Acır, “Ülkemizde 30 yılı aşkın bir süredir devam eden savaşın, en önemli nedenlerinden biri de inkar ve imha politikalarıyla birlikte halkların yok sayılması ve Kürt dilinin tüm alanlarda yasaklanmasıdır. Bu kadar ölüm, gözaltı, tutuklama ve baskılar bu inkara olan itirazımızdandır. Oysa anadilinde eğitim sistemi en insani bir istemdir” diye konuştu. “İnkar edilen Kürtlere ‘sizler varsınız ancak haklarınız yoktur’ denilmiştir. TRT 6 ve seçmeli ders uygulaması böyle bir uygulamadır” diyen Acır, Kürtlerin ve Türkiye’de yaşayan diğer halkların bu uygulamaları kendilerine hakaret olarak gördüklerini söyledi. Açıklamanın ardından 23 Şubat’ta Diyarbakır’da İstasyon Meydan’ında yapılacak anadilde eğitim hakkı mitingi çağrı bildirileri dağıtıldı.

 

zimane me rumeta meyee3ERGANİ

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde de anadilde eğitim hakkı talebi ile, KURDİ-DER Ergani Şubesi ve Eğitim Sen Ergani Temsilciliği üyelerinden oluşan kalabalık bir grup Hükümet Konağı önünde bir araya gelerek açıklama yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Anadilde eğitim hakkı tanınsın, anayasal güvenceye alınsın” pankartı açıldı. Açıklama öncesi demokrasi şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Daha sonra Kürtçe hazırlanan basın metninin okuyan KURDİ-DER Ergani Şube Başkanı Servet Pala, anadil gününe dikkat çekerek, 19. yüzyıldan itibaren ezilen halkların dilleri üzerinde başlatılan inkar ve asimilasyona değindi. Pala, buna karşın ezilen halkların da bir mücadele ve direnişe başladıklarını, sonuçta da bu mücadele sayesinde UNESCO tarafından 2000 yılında bugünün “Dünya Uluslararası Anadil Günü” olarak kutlanmaya başladığını söyledi. Pala, Cumartesi günü Diyarbakır’da anadilde eğitim hakkı talebi ile yapılacak olan mitinge katılım çağrısı yaptı.

 

BİSMİL

Bismil ilçesinde ise BDP, KESK ve belediye çalışanları Anadil Günü nedeni ile ortak basın açıklaması yaptı. Bismil PTT Şubesi önünde yapılan açıklamaya onlarca kişi katıldı. “Anadilde eğitim hakkı engellenemez” yazılı Kürtçe ve Türkçe pankart taşıyan grup, “Dilimiz kimliğimizdir”, “Ziman rûmet e rûmetê biparêze”, “Bê ziman jiyan nabe”, “Destê xwe ji zimanê me bikşîne” ve “Em perwerdehiya zimanê zikmakî dixwazin” yazılı dövizleri taşıdı. Yurttaşlar sık sık aynı içerikte sloganlar attı. Açıklama yapan Eğitim Sen üyesi Haşim Kılıç, 30 yıldır devam eden savaşın en önemli nedenlerinden birinin inkar ve imha politikaları, Kürt dilinin tüm alanlarda yasaklanması olduğunu belirterek, dünyanın bir çok ülkesinde anadilde eğitim sorunun çözüldüğünü; ancak Türkiye’de çözülmediğini söyledi. İlkokuldan üniversiteye kadar anadillerinde eğitim görmek istediklerini belirten Kılıç, “Biz emekçiler ve bir bütün halk olarak ülkenin bütünlüğü içinde kendimize ait bir statüyle kendi anadilimizle eğitim görmek istiyoruz. Bir insanlık suçu olan asimilasyon maalesef sağlığımızı bozmuş bulunmaktadır hepimiz hastalandık” dedi. Kılıç, son olarak 23 Şubat’ta Diyarbakır’da yapılacak mitinge herkesin katılım sağlamasını istedi. Açıklama boyunca çok sayıda polisin grubu kameraya çekmesi dikkat çekerken, grup açıklamanın ardından alkış ve zılgıtlar eşliğinde dağıldı.

 

MARDİN

Mardin’de KESK bileşenleri anadil günü dolayısıyla Yenişehir Karayolları Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Tabip Odası Mardin Şubesi ve çeşitli sivil toplum örgütleri temsilcilerinin aralarında bulunduğu çok sayıda kişi adına açıklamayı Eğitim Sen Mardin Şube Başkanı Mehmet Can Yıldız yaptı. Yıldız, Bangladeş Dil Eylemleri Komitesi’nin eylemlerinin ardından 21 Şubat’ın Anadil Günü olarak kutlandığını hatırlattı. “Bugün itibariyle anadilinde eğitime ilişkin yaygın ve güçlü bir toplumsal talebin oluşması karşısında AKP hükümeti, oyalamacı bir yaklaşımla, okullara seçmeli anadili eğitimi dersi koymuştur” diyen Yıldız, “Anadilinde eğitim talebine karşılık seçmeli ders yaklaşımı, pek çok açıdan kabul edilemez bir yaklaşımdır. Çocukların anadillerini okullarda seçmeli ders ile öğrenmelerini beklemek gerçekçi olmadığı gibi yasak savıcı niteliktedir. Çocukların zaten bildikleri anadillerini öğretecek (!) seçmeli derslere değil, anadillerinde eğitim yapmaya, eğitimde anadillerine yer verilmesine, bütün dillere eşit değer verilmesini istiyoruz. Yerel yönetimler, eğitim, kültür-sanat, basın-yayın kurumları ve kamusal alanın tamamında anadillerin kullanımı önündeki bütün yasaklar kalkmalı, bu dillerin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi anayasal-yasal güvence altına alınmalıdır. Çağdaş, evrensel, toplumu kucaklayıcı, etnik ve dilsel farklılıklara birçok alanda özgürlük tanıyan yeni demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır” dedi.

 

KIZILTEPE

Mardin’in Kızıltepe ilçesi Özgürlük Meydanı’nda bir ayara gelen BDP Kızıltepe İlçe Başkanı Fettah Tekin, Kızıltepe Belediye Başkanı Ferhan Türk, Kızıltepe Belediye Başkan Vekili Haşim Baday, KESK, DİSK, KURDİ-DER, MEYA-DER, MADAY-DER, HDK, Kent Konseyi, Barış Anneleri İnisiyatifi, sivil toplum örgütleri üye ve temsilcileri, öğrenci ve çok sayıda kadının aralarında bulunduğu binlerce kişi, “Em perwerdehiya bi zimanê kurdî dixwazin”, “Mirov ziman, ziman mirov diafırîne”, “Em dibistanên bi kurdi dixwazin”, “Bila zimanê kurdî bibe zimanê fermî” pankartını açtı. Meydan içerisinde Kürt dili üzerindeki asimilasyonu protesto etmek amacıyla yapılan yürüyüşün ardından basın açıklaması okundu. KURDİ-DER ve Eğitim Sen Kızıltepe temsilciliklerinin organize ettiği açıklamanın metnini Kürtçe okuyan KURDİ-DER Kızıltepe Temsilcisi Halil Kuzu, yüzyıllardır Kürtlerin coğrafyasında tüm devlet ve hükümetler tarafından Kürtçe dilinin yok sayılmaya çalışıldığını ve asimilasyon politikalarına maruz kaldığını söyleyerek, tüm inkar ve asimilasyonlara karşı Kürtlerin büyük bir direniş göstererek, dilini ve kültürünü koruduğunu kaydetti.

Kürtlerin anadili üzerindeki inkar ve baskının hala devam ettiğini hatırlatan Kuzu, 2000’li yılların başında Türkiye’nin birçok üniversitesinde okuyan öğrencilerin anadili Kürtçede eğitim görmek için dilekçe verdiklerini; ancak bunlardan yüzlercesinin gözaltına alındığını, tutuklandığını ve aldıkları ceza ile üniversitelerden uzaklaştırıldığını vurguladı. Kuzu, “Dil halkların kimliğidir” diyerek, bedeli ne olursa olsun anadillerini koruyacaklarını belirtti. Yapılan konuşmalardan sonra kitle dağıldı. Eğitim Sen Kızıltepe üyeleri “21 Şubat Uluslararası Anadil Günü” nedeniyle bir günlük grev yaptı.

 

DERİK

Kürt dili üzerindeki baskıların kaldırılması ve anadilde eğitim talebi ile Mardin’in Derik ilçesinde KESK Derik Temsilciliği tarafından Cumhuriyet Meydan’ında basın açıklaması yapıldı. Çok sayıda kurum ve yurttaşın katıldığı açıklamada basın metnini okuyan Eğitim Sen Derik Temsilcisi Mahmut Öztemel, Ortadoğu’nun en kadim halklarından biri olan Kürtlerin anadili olan Kürtçenin halen yasaklı olduğunu belirterek, “Ancak Kürt halkının direnişiyle bu yasak fiili olarak aşılmış olmasına rağmen, yasal statü olarak bir zemin bulmadığı için hala bir baskının olduğu görülüyor. Okullarda seçmeli ders olarak okutulmasının ileri bir adım olduğunu söyleyen ileri demokrasi savunucuları, biraz empati kurarak kendi anadillerini seçmeli olarak okuduklarını düşünmelerini isteriz” dedi. Açıklamadan sonra kitle “Bê ziman jiyan nabe” sloganı ile dağıldı.

 

zimane me rumeta meyee4NUSAYBİN

KURDİ-DER Nusaybin Şubesi ve KESK Nusaybin bileşenleri öncülüğünde 21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle basın açıklaması düzenlendi. Eğitim Sen Nusaybin Temsilciliği önünde bir araya gelen çok sayıda kişi Barış Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe katılanlar KESK flamaları ile “Eğitim; anadilinde, dilimsel, demokratik olduğunda haktır”, “Qedexekirina ziman komkijiya gelan e!”, “Dersa bijarte heqarete!”, “Pirzimanî ji bo mirovahiyê hêz e!” dövizleri taşıdı. Kitle sık sık “Zimanê me rumeta me ye”, “Bi zimanê zikmakî perwerde” sloganları attı. Açıklamayı yapan Eğitim Sen Nusaybin Temsilcisi Abdullah Gökçe, her halkın kendi anadili ile konuşması gerektiğini ifade etti.

 

CİZRE

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü nedeni ile KURDİ-DER ve Eğitim Sen Cizre üyeleri tarafından yürüyüş gerçekleştirildi. KURDİ-DER binası önünde bir araya gelen yüzlerce kişi Mem u Zin Kültür ve Sanat Merkezi’nin erbane grubu çaldığı ezgiler eşliğinde “Bê ziman jiyan nabe” sloganları ile Şırnak Üniversitesi Cizre Meslek Yüksek Okulu’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte, “Dil halkların kimliğidir”, “Dil toplumun harcıdır” ve “Kürtçe resmi dil olsun” dövizleri taşındı. Yürüyüşe katılan yüzlere kişi alkış, zılgıt ve sloganlarla Cizre Meslek Yüksek Okulu önüne geldi. Burada konuşan KURDÎ-DER üyesi Meryem Aşkara, Kürt, Türk ve başka birçok halk tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğuna değinerek, “Türkiye kurulduktan sonra inkar, imha ve asimilasyon politikalarıyla kültürel soykırıma başladı. Kürt halkı tartışmasız, okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar anadilde eğitim istiyor ve bunun mücadelesini de kesintisiz devam ettiriyor” dedi. “Dil halkların kimliğidir” diyen Aşkara, dilin, halklar için yemek ve su kadar temel ihtiyaç olduğunu söyledi. Açıklamanın ardından kitle “Bê ziman jiyan nabe” sloganıyla dağıldı.

 

SİLOPİ

KURDİ-DER Silopi Şube binası önünde yapılan açıklamaya, BDP ilçe Başkanı Muhsun Kunur, Barış Anneleri İnisiyatifi, MEYA-DER, BDP ilçe yöneticileri ve belediye meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada sık sık “Bê ziman jiyan nabe”, “Zimanê me rumeta meye” sloganları atıldı. Açıklamada, “Ziman kulîlkên cihanê ne bi heviya rojeke hemû kulîlkên cihane aj bidin”, “Ziman ji şîre dayike afiriye”, “Azadî bi ziman”, “Ziman bi azadiyê xweş e” ve “Ziman derguşa çandê ye” yazılı pankart ve dövizler taşıdı. Açıklama yapan KURDİ-DER yöneticisi Mehmet Fındık, Kürt dilinin üzerindeki baskılara değinerek, baskıların kaldırılması ve Kürt dilinin anayasa güvence altına alınmasına vurgu yaptı. Açıklamanın ardından BDP Silopi İlçe Başkanı Muhsun Kunur ise, Sinop ve Samsun’da HDK heyetine yönelik saldırıyı kınarken, saldırıların barış ve kardeşlik mesajlarını engellemeye yönelik olduğunu kaydetti.

 

URFA

Urfa’da KURDÎ-DER öncülüğünde, 36 kurumdan oluşan Demokrasi Platformu, Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü’ne ilişkin basın açıklaması yaptı. “Ziman bê perwerdehiyê nabe” pankartını taşıyan grup adına, KURDÎ-DER Urfa Şube Başkanı Osman İzgör açıklama yaptı. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte Türkiye’de devlet politikası olarak dile ve kültürlere asimilasyonun uygulandığını, bu çerçevede de birçok dilin ve kültürün yok edildiğini belirten İzgör, son 30 yıllık mücadele ile Kürtlere yönelik bir takım kandırmaya yönelik adımların atıldığını ifade etti. İzgör, “Devlet 2012 yılı başında seçmeli ders diye dünyada örnekleri bulunmayan bir girişimde bulundu. Ancak bu girişim Kürt kurum ve dernekleri tarafından kara mizah olarak değerlendirildi ve kabul görmedi. Dolayısı ile Kürt halkı okul öncesi eğitimden başlayarak üniversiteye kadar anadilde eğitim hakkını istemekte ve mücadelesine devam etmektedir” dedi.

 

BATMAN

21 Şubat Uluslararası Anadil Günü kutlaması dolayısıyla KURDİ-DER ve Eğitim Sen Batman Şubesi öncülüğünde kitlesel basın açıklaması düzenlendi. Atatürk Parkı önünde yapılan açıklamaya KURDİ-DER ve Eğitim Sen yönetici ve üyeleri, Batman Demokrasi Platformu bileşenleri, BDP’li yöneticiler, kadın kurumları ve öğrencilerin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. Açıklamada “Zimanê me hebûna me ye” pankartı açılarak, kitle sık sık “Bê ziman jiyan nabe” ve “Zimanê me rûmeta me ye” sloganları atıldı. KURDİ-DER eğitmeni Vildan Ergül Tileği, ilk önce Kürtçe açıklamayı okudu. Ardından aynı açıklamayı Eğitim Sen Batman Şube Başkanı Bülent Hatun okudu. Açıklamada, son 30 yılda sistemin baskı ve zulmüne karşı Kürt halkının mücadele ve direnişi en üst seviyeye ulaştırdığı belirtilerek, “Kürt halkının varlığı kabul edildi. Ama maalesef bu sefer de dil, kültür ve eğitim haklarına ‘hayır’ denildi” denildi. Eylemde yurttaşlara, 23 Şubat’a Diyarbakır’da düzenlenecek olan anadil mitingine katılım çağrısı yapıldı.

 

zimane me rumeta meyee5İZMİR

KURDİ-DER İzmir Şubesi, 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü nedeniyle Konak Pier önünden Eski Sümerbank önüne yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe BDP İl Başkanı Fuat Mikailoğu, BDP PM Üyesi Selahattin Işık, BDP MYK Üyesi Faruk Yıldız, BDP il ve ilçe yöneticileri ve Barış Anneleri İnisiyatifi aktivistleri katıldı. Yürüyüşte “Êdî bes e, em perwerdehiya bi zimanê xwe dixwazin” pankartı açan grup, “Jiyan bi kurdî xweş e”, “Jin ziman azadî” dövizleri taşıyarak aynı içerikte sloganlar attı. Kürtçe açıklamayı okuyan KURDİ-DER İzmir Şube Başkanı Mustafa Borak, anadilinin çok değerli olduğuna vurgu yaparak, Kürt dili üzerinde yıllardır devam eden baskılara karşı mücadeleye devam edeceklerini ifade etti. Ardından Kürtçenin Dimilkî lehçesiyle konuşan KURDİ-DER üyesi Mutlu Can, Kürt dilinin yaşamın her alanına girene kadar mücadele edeceklerini kaydederek, Kürt dilinin özgürlüğüne kavuşacağı günlerin yakın olduğunu aktardı.

 

MUŞ

KESK Muş Şubeler Platformu 21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle belediye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklama öncesi üzerinde “Ziman bê perwerdehiyê nabe” yazılı kalemler dağıtıldı. Burada açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü Necmi Erol, rilleri ve kültürleri yaşatmanın en önemli araçlarından birinin dilin yaşamda kullanılması olduğunu söyledi. Erol, “Biz de bugün dolayısıyla ülkemizde anadilinde eğitim hakkının önemine dikkat çekmek istiyoruz. Bireylerin anadilleri dışında sonradan öğrenilen ikinci, üçüncü diller o dillerle iletişim kurmayı sağlasa bile asla insanın kendi anadili gibi olamaz. Bundan dolayı bireyin anadilinde eğitim alması en temel insan haklarından biri olduğu gibi bireylerin kendi anadillerinde eğitim almasının engellenmesi de en büyük insan hakkı ihlallerinden birisi olarak kabul edilmektedir” dedi. Erol, Kürt dilinin tarihi geçmişe sahip kadım bir dil olduğunu belirterek, dilin yaşatılması için önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.

 

MALAZGİRT

Muş’un Malazgirt ilçesinde Eğitim Sen Temsilciliği Anadil Günü’ne ilişkin Özgürlük Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasına Eğitim Sen üyeleri, il genel meclis üyeleri, BDP ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. “Anadille eğitim haktır”, “Çift dilli yaşamı destekliyoruz” ve “Her dil zenginliktir” dövizlerinin taşındığı açıklamada konuşan Eğitim Sen Malazgirt İlçe Sekreteri Cevdet Gül, dillerin ve kültürleri yaşatmanın en önemli araçlarından birinin eğitim olduğunu belirtti. Bireylerin anadilleri dışında sonradan ikinci, üçüncü diller ve o dillerle iletişim kurmayı sağlasa bile asla insanın kendi anadili gibi olmadığını söyleyen Gül, Kürt dili üzerindeki asimilasyon politikaların son bulmasını istedi.

 

TATVAN

Bitlis’in Tatvan ilçesinde KURDİ-DER öncülüğünde Tatvan Yaşam Alışveriş merkezi önünde basın açıklaması yapıldı. Tatvan Belediye Başkanı Abdullah Ok ve BDP’li yöneticilerin de katıldığı basın açıklamasında “Zimanê me rûmeta me ye” pankartı açıldı. Grup adına açıklama yapan KURDİ-DER üyesi Ahmet Önal, Kürtçe anadilin eğitim dili olarak kamusal alanda yaşam bulması gerektiğini belirterek, yasakların son bulmasını istedi. Önal, Kürtçenin gelişmesi için Anayasal güvence altına alınmasını da istedi. (diha)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu