GüncelMakaleler

MAKALE | Doğu Akdeniz Gerilimi Ve AB’nin Uyarısı

AB, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki doğalgaz sondaj çalışmalarını yasadışı faaliyetler olarak değerlendiriyor. Türkiye'nin bu faaliyetlerini sonlandırmaması, devam ettirmesinden dolayı AB'nin tepkisi sürüyor.

Türkiye çok ciddi bir süreçten geçiyor. RTE ve ekibinde gerilim gittikçe artıyor. AKP’den istifalar başladı bile.

İçeride; 31 Mart yerel seçimleri ve ardından faşizmin “demokrasi”sini açık eden bir gerekçeyle tekrarlanan İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin kaybedilmesi önemli bir etki yaptı. Bu gelişmeler AKP içerisinde farklı kliklerin harekete geçmesini tetikledi. İstifalar ve yeni parti kurma çalışmaları gündeme geldi.

Diğer yandan yerel seçimler sonrasına bırakılan zamlarla ekonomik kriz daha da derinleşmekte. Elektriğe, doğal gaza yapılan zam yetmiyormuş gibi her gün benzine de zam yapılıyor. Bu durum enflasyonla birlikte halkın alım gücünü daha da düşürüyor. Mutfaktaki ateş, artık tüm evi sarıyor.

İşçi sınıfının toplu sözleşmeler yılı olan bu yılda sendikaların yaptığı tekliflere hükümet tarafından enflasyon oranının çok altında verilen teklifin sendikalar tarafından kabul edilmemesi sonucu Ağustos ayından itibaren işçiler çok sayıda iş kolunda greve çıkacaklar. İşçi sınıfının bu grevleriyle birlikte diyebiliriz ki, önümüzdeki süreçte RTE ve AKP’yi daha da zor günler bekliyor…

Neredeyse her gün Irak Kürdistanı’nın (Kandil’in) bombalanması yetmiyormuş gibi şimdi de Irak Kürdistanı’da kara harekatı başlatıldı. Operasyonların adeta biri bitiyor diğeri başlıyor. Irak Kürdistanı’nda TSK’nın yeni üs bölgeleri kurması ekonomiyi zorlamak bir yana iyice bitiren bir adım.

TC faşizmi “Fırat’ın Batısı” adı altında Suriye Kürtlerinin kazanımlarını işbirlikçi Kürtler eliyle boğmak ve geriletmek istiyor. İçeride yaşadığı sıkışmayı gidermek için sınıra askeri birlikleri sevk ediyor, Rojava’ya yönelik tehditlerini sürdürüyor.

Suriye savaşında kaybeden AKP, son çare olarak İdlip’in ve buradaki cihatçı teröristlerin denetimini elinde tutmak istiyor. Böylelikle olası bir pazarlıkta elini güçlü tutmanın hesaplarını yapıyor.

AKP, emperyalistler arasındaki çelişkilerden yararlanma siyasetiyle bir zamanlar uçağını düşürdüğü Rusya’dan şimdi S-400 Savunma Füzeleri alıyor. ABD, NATO şemsiyesi altında Güney kanadının jandarması olan TC’nin bu hamlesine yaptırım uygulamakla cevap veriyor. Ancak son yapılan açıklamalarda zımmi de olsa bir anlaşmaya varıldığı anlaşılıyor.

Bu anlaşmanın ABD emperyalizminden Patriot Hava Savunma Sistemleri’nin alınması mı yoksa başka türden bir pazarlık mı olduğu süreç içinde açığa çıkacaktır. Gelinen aşamada kapıların arkasında belli pazarlıkların ve anlaşmaların yapıldığı ortaya çıkıyor.

Bu pazarlıkların ve anlaşmaların faturasının işçi sınıfı ve emekçi halka çıkacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Başta S-400’ler olmak üzere her türden silahlanma ya da askeri harekat ya da bir uçağın Malatya’dan kalkıp, Irak Kürdistanı’nı bombalaması belli bir ekonomik maliyete karşılık geliyor. Bunun masrafının karşılanması demek, işçi sınıfı ve halka daha fazla vergi yükü, işsizlik, yoksulluk demektir.

Kısacası AKP kendi bekasını korumak adına, işçi sınıfına ve halka daha fazla ekonomik kriz, daha fazla yoksulluk ve açlık vaad ediyor.

Doğu Akdeniz’de Sular Isınıyor!

ABD ile S-400 krizi yetmezmiş gibi şimdi bir de AB ile Doğu Akdeniz krizi ortaya çıktı. Türkiye’nin son krizi AB ile diyebiliriz.

AB, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin münhasır ekonomik bölge olarak tanımladığı alanda petrol ve doğalgaz sondaj çalışması yapmasına itiraz ediyor. İtiraz etmekle kalmıyor, bölgeye kendi sondaj gemileriyle birlikte savaş gemilerini gönderiyor. Savaş uçaklarını uçuruyor. Bu durum, TC’nin öncelikle Kıbrıs Cumhuriyeti ardından da AB üyesi olmasından dolayı AB emperyalizmiyle sorunlar yaşamasını doğuruyor. Sadece AB emperyalizmiyle değil bölgede petrol ve doğalgaz sondajına ortak olan İsrail ve Mısır’la da karşı karşıya geliniyor.

AB, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğalgaz sondaj çalışmalarını yasadışı faaliyetler olarak değerlendiriyor. Türkiye’nin bu faaliyetlerini sonlandırmaması, devam ettirmesinden dolayı AB’nin tepkisi sürüyor. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk “Türkiye ile olumlu komşuluk ilişkileri sürdürme konusundaki iyi niyetimize rağmen tansiyonun yükselmesi üzerine ve AB üyesi Kıbrıs’ın egemenliğini ihlal edecek şekilde adım atılması AB’nin daha önce kararlaştırdığı gibi dayanışma içinde bu duruma cevap vermesine neden olacaktır” açıklaması yapıyor.

AB, Türkiye’ye yönelik bir yığın önlem almayı planlıyor ve sonuç olarak da taslak bir metin hazırlıyor. AB’nin hazırladığı bu taslak metin, Reuters’ın son dakika haberlerinde yayınlanıyor.

Metinde: “AB Türkiye’nin Kıbrıs açıklarındaki yasa dışı sondaj çalışması dolayısıyla hava ulaşımı anlaşması görüşmelerini ve Türkiye ile üst diyaloğu askıya aldı” ifadeleri yer alıyor. Ayrıca AB’nin Türkiye’ye 2020’de verilmesi beklenen mali desteğin durdurulması öngörülüyor. Konsey Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’nin AB’ye giriş süreci için verilen desteğin de 2020’de kesilmesini destekliyor.

Devamla Avrupa Yatırım Bankasının Türkiye’ye borç verme faaliyetlerini gözden geçirmesini istiyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, Türkiye’nin sondaj çalışmalarını devam ettirmesi durumunda AB’nin daha kısıtlayıcı kararlar almasının gündemde olduğu da belirtiliyor.

Diğer yandan Doğu Akdeniz’deki gerginliğe ilişkin ABD, Mısır ve Fransa’dan da tepki geldi. ABD Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Morgan Ortagus bir açıklama yaparak Ankara’ya bölgedeki faaliyetlerini durdurma çağrısında bulunuyor. Yaptığı açıklama şöyle: “ABD Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyetinin münhasır ekonomik bölge olarak tanımladığı alanda sondaj faaliyetlerini yapma niyetini duyurmasından derin kaygı duyuyor. Bu adım oldukça provokatif ve bölgede tansiyonu artırma riski taşıyor. Türk yetkililerini bu faaliyetlerini durdurmaya ve tüm tarafları itidale davet ediyoruz.

Diğer yandan Fransa ise Kıbrıs yönetimiyle dayanışma içerisinde olduklarını belirterek Türkiye’ye uluslararası hukuka saygı göstermesi gerektiğini belirtti. Rusya Dış İşleri Bakanlığı da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğine saygı duyulması gerektiğini vurguladı.

Yeni Osmanlıcılık hayalleriyle başta Suriye olmak üzere komşularıyla sorunlar yaşayan RTE ve AKP hükümeti şimdi de –bunlar sorunlar yetmezmiş gibi– Doğu Akdeniz’de Mısır, İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti’yle sorun yaşıyor. Doğu Akdeniz’de tüm bu gelişmelerde Türkiye’ye destek veren devlet yok. Konuyla ilgisi olan devletler artı AB Türkiye’ye ”bölgeyi istikrarsızlığa sürüklüyorsun” diyorlar.

Evet, içeride ve dışarıda yarattığı, neden olduğu sorunlarla, çatışmalarla RTE ve AKP’si kendi sonuna koşar adımlarla gidiyor.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu